fıskıye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fıskıye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YERALTI SU KAYNAKLARINA YENİ YÖNETMELİK

07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile tahsis edilen yeraltı suyu çekiminin elektrik sayacı veya su sayacı ile kontrol edilmesi hedeflenmiştir. Böylece tahsis edilen miktarda suyun çekilmesi sağlanarak seviye düşümlerinin önüne geçilecektir.
Ülkemizde yeraltı suyu ile ilgili çalışmalar iki ana kanun çerçevesinde sürdürülmektedir. Bunlar 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat Ve Vazifeleri Hakkında Kanun ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’lardır.
16 Aralık 1960 tarih ve 167 sayılı “Yeraltısuları Hakkında Kanun” esaslarına göre, yeraltı suları Devletin hüküm ve tasarrufundadır. Yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili 167 sayılı yasanın hükümlerinden olup, işlemler Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından yapılmaktadır. Kanunun daha etkin şekilde uygulanabilmesi için “Yeraltısuları Tüzüğü” ile “Yeraltısuları Teknik Yönetmeliği” hazırlanmıştır.
 167 sayılı yasanın birinci maddesi yeraltı sularının korunmasına amirdir. Bu kapsamda yeraltı suyu temini maksadı ile inşa edilecek belirli derinlikteki kuyu, tünel ve galeri gibi yeraltı suyu yapıları için “Belge” alma mecburiyeti getirilmiştir. Verilen kullanma belgeleri su siciline kayıt edilerek envanter tutulmakta, ova bazında yapılmış olan tahsisler ovanın emniyetli yeraltı suyu işletme potansiyeli ile karşılaştırılmakta ve tahsisler potansiyele eriştiği takdirde tahsis yapılması durdurulmaktadır. Böylece yeraltı suyu miktarının kontrolü yapılmaktadır.
Yüzey sularının ihtiyaçlara tam anlamı ile cevap verememesi ve yağışlarda görülen azalmalar sebebiyle yeraltı suyuna talep çoğalmakta ve bu nedenle yasal olmayan yeraltı suyu kullanımı artmaktadır. Gerek kaçak kuyular ile yeterince mücadele edilememesi ve gerekse belgeli kuyularda su sayacı olmaması sebebiyle yeraltı suları, emniyetli rezerv değerlerinin üzerinde bir çekime maruz kalmış ve yeraltı suyu seviyelerinde aşırı düşümler gözlenmiştir.
Halbuki gerek nükleer gerekse çevresel etkilerden en az etkilenen sınırlı bir kaynak durumundaki yeraltı suları üzerindeki baskıyı azaltmak ve bu kaynağı sürdürülebilir ve tasarruflu bir şekilde kullanmak zorundayız.
Bu sebeplerle 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 126. Maddesi ile 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 10 uncu maddesine bir fıkra eklenerek “Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine çekilecek yeraltı suyu miktarının tespitini sağlayacak ölçüm sistemleri kurulmadan, kullanma belgesi verilemez. Bu ölçüm sistemlerinin özellikleri yönetmelikle belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
Ayrıca 167 sayılı kanuna eklenen bir geçici madde ile kanunun yayımı tarihinden önce yeraltı suyu temini maksadıyla kuyu, galeri, tünel ve benzerleri için kullanma belgesi almış olan kimselerin, iki yıl içerisinde ölçüm sistemini kurması, bu süre içerisinde ölçüm sistemi kurmayanların kullanma belgelerinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından iptal edilmesi ve belge konusu yerin kapatılarak kapatma masraflarının sahibinden alınması hükmü de getirilmiştir.
Kanunun bu konuda öngördüğü yönetmelik 07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.





KAYNAK:DSİ Genel Müdürlüğü © 2011

BİTKİLER İÇİN SUYUN ÖNEMİ

Sulamanın önemini daha iyi anlayabilmek için suyun bitki hayatındaki önemini bilmek gerekir.

Yeryüzünde susuz bir hayat düşünülemez. Bitki ağırlığının ortalama % 90’ını su oluşturmaktadır
Su bitkinin çimlenmesini, bitkilerin hücre, gövde, dal, yaprak gibi organlarının canlılığını sağlar. Bu canlılık ve bitkinin kendine özgü şeklini kazanması, aynı zamanda yapraklarıyla solunum yapabilmesi, suyun bitkinin damarlarında sağladığı iç basınç ile gerçekleşir.

Su bitkiye gerekli olan besin maddelerini eriterek, kökler tarafından emilmesini ve emilen besin maddelerinin bitki içerisinde taşınmasını da sağlar.

Besin maddeleri, bitkinin ihtiyacı olan organlarına veya bitkinin depo görevi yapan bölgelerine su ile taşınır.

Su, bitkiyi fazla sıcak ve soğuklardan korur. Don olduğu dönemlerde yapılan sulama da, donma sonucu dışarıya verilen enerji toprak yüzeyini bir miktar ısıtacağından don şiddeti azaltılmış olur. Sıcakta ise yaprak yüzeyinden buharlaşan su bitki bünyesindeki ısıyı dışarı vererek bitkinin serinlemesini sağlar.

Su, köke yön vererek (kökler daima suya yönelmektedir), köklerin derinliğine ve yanlara yayılmasına etki ederek, köklerin daha iyi gelişmesini sağlar.

Bitkiler topraktan aldıkları suyun çok az bir kısmını (% 02) fotosentez yapı malzemesi olarak kullanmakta geri kalanını terleme ile atmosfere vermektedir. Ancak bu lüzumsuz bir su tüketimi kabul edilmemelidir. Zira, gıda maddelerinin topraktan alınması, bu maddelerin kullanılacak yerlere taşınması, hücre faaliyetlerinin sürdürülebilmesi ve bitki organlarında iç tazyikin sağlanması için, bitki kökleriyle yaprakları arasında sürekli bir su akımına ihtiyaç vardır.

Bitki için suyun bu derecede önemli olması, sulamanın da önemini ortaya çıkarmaktadır. Sulama ürünü çeşitlendirerek halkın refah düzeyinin yükselmesine, sanayiye ham madde sağlanmasına, sanayiinin gelişmesine, ihracatın artmasına doğrudan doğruya etkili olduğu gibi, artan ürünün nakliyecileri, satışı satıcıları ve beslenmeye katkıları alıcıları dolaylı olarak etkilemektedir.

TARIMDA SUYUN FAKTÖRÜ

Çim sulama
Açlık ve kıtlığın dünyayı ciddi olarak tehdit ettiği 21nci yüzyılda toprak ve su kaynakları önemli stratejik maddeler olarak kabul edilmiştir..
            Bundan 6.000 yıl önce Mezopotamya bölgesinde Sümerler, kazdıkları hendeklerle Fırat ve
Dicle’nin sularını tarlalarına akıtmış böylece insanoğlunun ilk sulu tarıma geçmesini sağlamışlardır.şehirler kuruldu, nüfus arttı, yönetici sınıflar ortaya çıktı. Benzer gelişmeler Mısır’ın Nil, Hindistan’ın İndus vadileriyle Çin’de Sarı Nehir çevresinde yaşandı.
           Su kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamıştır.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra insanların beslenme ve giyinme gibi ihtiyaçlarının artışı topraktan daha çok faydalanmayı mecburi hale getirmiş ve bunun da etkin sulama ile sağlanabileceği sulama yatırımlarına öncelik verilmiştir. Türkiye’de de modern sulama projelerinin geliştirilmesi, 1950′li yılların başında DSİ ve TOPRAKSU gibi kamu kurumlarının kurulması ile büyük oranda hızlanmıştır. Türkiye’de ekilebilir araziler limitine 1970′li yıllarda ulaşılmış, bu tarihten itibaren ise tarımsal üretimin arttırılması ancak ülke genelinde geliştirilen modern sulama projeleri ile mümkün olabilmiştir.
Türkiye topraklarının 25,8 milyon hektarlık kısmı sulanabilir arazilerden oluşmaktadır.
Ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı ise 8,5 milyon hektardır. bu alanın ancak 4,9 milyon hektarlık
kısmı sulamaya açılabilmiştir.
Sektörlere göre yapılan su tüketim tahminlerinde, ülkemizin ekonomik olarak sulanabilir 8,5
milyon hektar arazisinin, bu iş için ayrılan ödenekler dikkate alındığında, tamamının
sulamaya açılabilmesi için yaklaşık 100 yıl daha gerekmektedir.
Dünyadaki sulanan alanlar ekili alanların sadece %17′lik kısmını oluşturmalarına karşın,
toplam tarımsal üretimin %40′ı bu alanlardan elde edilmektedir.

DAMLA SULAMA NEDİR

Bilindiği gibi tarımsal üretimi artırıcı en önemli girdi sulamadır. Ancak çeşitli sulama yöntemlerinin uygulanması belli şartlara bağlıdır. Geleneksel yüzey sulama yöntemleri ancak tesviye edilmiş arazilerde uygulanabilir. Ayrıca suyun bol ve kalite olarak, sulamaya elverişli olması gerekmektedir.
Suyu kıt ve tuzlu olan bölgeler sulama yapmayacak mı? Bu bölgelerin iklimi ve arazisi ekonomik değeri yüksek bitkilerin yetiştirilmesine elverişli ise suyun sorunlu olması elbetteki engel değildir. Ekonomik değeri yüksek bitki, yüksek gelir sağlayacaktır. Bunu elde edebilmek için suyun sorunlarını ortadan kaldıran yeni bir sulama yöntemi geliştirilmiştir.
   Dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bu yeni yöntemin adı damla sulamadır. Damla Sulama pahalı bir yöntemdir. Ancak az iş gücü gerektirdiği ve otomatik sulama yapmaya imkan verdiği için özellikle ilk yatırım masraflarının fazla olduğu seralarda ve ekonomik değeri yüksek olan bitkilerin yetiştirilmesinde uygulanmaktadır.

DAMLA SULAMA NEDİR
Sulama suyunun, filtre edilerek süzüldükten sonra, eriyebilir gübre ile veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar halinde verilmesine damla sulama denir. Suyun damlalar halinde verilebilmesi için şüphesiz ki basıncının düşük olması gerekir.

DAMLA SULAMA SİSTEMİ KISIMLARI NELERDİR

Damla sulama sisteminin kalbi Damlatıcılardır. Damlatıcılar plastikten yapılırlar ve Lateral adı verilen 12 ile 32 santimetre çapındaki boruların üzerine monte edilirler. Damlatıcılar suyu saatte birkaç litrelik bir Debi (miktar) ile toprağa damlatırlar.
Bir damla sulama sistemi, damlatıcıların dışında 4 kısımdan meydana gelir.
a) Kontrol Ünitesi
b) Ana Boru Hattı
c) Yan Ana Boru Hattı
d) Lateraller dir.
a) Kontrol Ünitesi: Suyun ve gübrenin süzüldüğü süzgeçler, basıncın kontrol edildiği basınç ölçerler (manometre), vanalar ve gübreleme tankından meydana gelir. Kontrol ünitesinde üç adet süzgeç vardır. Bunlardan birincisi kaba parçaların kendi ağırlıklarıyla çöktüğü Kaba Süzgeç (hidro-siklon), ikincisi ince parçaların süzüldüğü Kum- Çakıl Filtre ve üçüncüsü ise kum-çakıl filtreden geçen çok ince parçaların ve gübrenin erimeyen kısımlarının süzüldüğü Elek Süzgeçtir.
b) Ana Boru Hattı: Kontrol ünitesinden geçen su ana boru hattı ile yan ana borulara iletilir. Ana boru hattı P.V.C., polietilen, galvanizli çelik veya asbestli borulardan döşenebilir.
c) Yan Boru Hattı: Ana borudan suyu alıp, laterallere ileten boru hattıdır. Yan ana boru hattı bazı sistemlerde toprak yüzeyi üzerinden gider. Bu durumda yumuşak (polietilen) boru kullanılır. Bazı sistemlerde ise yan boru hattı toprak altından gider. Bu durumda da sert boru (P.V.C. veya galvaniz) kullanılır.
d) Lateral: Üzerinde damlatıcıların belli aralıklarla bağlandığı yumuşak (polietilen veya yumuşak P.V.C.) boru hattına lateral denir. Laterallerin toprak yüzeyinden gidenleri toprak altından gidenlerine göre daha çok kullanılmaktadır.

   DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİN YARARLARI NELERDİR

- Damla sulama yönteminde su çok randımanlı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü bu yöntemde su damlaları yağmurlamada olduğu gibi havada hareket etmez ve bitkinin toprak üstü kısmı ıslatılmaz. Dolayısıyla ıslatılan alan dışındaki yaprak yüzeyinden buharlaşma ile su kaybı da olmayacağı için sistemde su kaybı en aza inmiş olur.
- Damla sulama yöntemi ile sulanan bitkilerden daha yüksek ve kaliteli ürün elde edilir. Ayrıca bitkinin ıslanması ve toprak yüzeyi ıslanması en az olması nedeniyle damla sulamasıyla bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmektedir.
- Bu yöntemde tuzlu sular sık aralıklarla toprağa verilmezse, toprak suyundaki tuz miktarı aşırı düzeye ulaşmaz ve bitkilerin tuzdan zarar görmesi önlenir.
- Damla sulama yöntemi ile yabancı ot mücadelesi de daha başarılı olmaktadır. Çünkü bu yöntemle sulanan arazilerde, sıralar arasındaki toprak sulanmayarak kuru kalacaktır. Dolayısıyla da bu kuru toprakta yabancı otlar iyi bir gelişme gösteremeyecektir. Bunun yanısıra toprağın yüzeyinin kuru kalması sayesinde toprak işleme, ilaçlama, toplama ve taşıma işleri sulama anında bile yapılabilmektedir.
- Damla sulaması, plastik örtüler altında yetiştirilen bitkiler için çok uygundur. Çünkü lateral borular plastik örtüler altına yerleştirilebilir. Aynı zamanda sistemin çalışması rüzgardan etkilenmez ve bu sistemle gübre sulama suyu ile beraber verilebilir.
- Bu yöntem eğimli arazilerde diğer sulama yöntemlerine göre su ve toprak kaybına yol açmaksızın daha başarılı ve kolay bir şekilde uygulanabilir.

   DAMLA SULAMA YÖNTEMİNDE NE GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILIR
- Bu sistem tıkanmaya karşı çok hassastır. Çünkü su damlatıcıların küçük deliklerinden geçerken temiz olmaz ise içindeki kuru parçacıkları ve yosunlar vasıtasıyla damlatıcıları tıkayabilir. Tıkanan bir damlatıcının bulunması çok zor ve pahalı olduğu için bu yöntemde su süzgeçlerden geçirilip süzülmeden kullanılmamalıdır

- Sulamada kullanılan bütün sular, bir miktar erimiş durumda tuz içerirler. Bitkiler topraktan suyu aldıkça tuzun çoğu geride kalır. Sulama mevsiminde bu tuzların çoğu toprakta ıslak alanlar ile kuru alanlar arasında toplanır. Bu noktalarda biriken tuz hafif bir yağmur ile aşağıda köklerin sık bulunduğu yere doğru yıkanır ve bitkiler bu tuzdan zarar görür. Bu zararı en az düzeye indirmek için damla sulama sistemi yağışlı dönemlerde çalıştırılarak tuzların yıkanması sağlanabilir.

- Damla sulama yönteminde tüm toprak hacmi ıslatılmaz. Islatılacak toprak hacmi bitki köklerinin en iyi yararlanabileceği hacim olmalıdır. Aksi durumda bitkiler olumsuz yönde etkilenirler.

   SONUÇ

   Damla sulama; suyunun kıt (sınırlı), sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerimizde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında kullanılabilir.
Örneğin, ülkemizde seracılıkta, batı ve güney bölgelerimizde ekonomik yönden değerli bazı bitkilerin sulanmasında kullanılmakta ve uygulama alanı günden güne artmaktadır.

OTOMATİK SULAMA NEDİR

Raın Bırd Rotor


Bahçenizde sulama hortumuna ihtiyaç duyulmadan zahmetsiz olan,çim ve bitkilerinizin ihtiyacı olan suyun otomatik kontrollü olarak sağladığı elektriksel devre ile komplike mekanik sistemlerdir. Bahçenizde bulunan çim ve bitkilerinizin su ihtiyacına bağlı olarak seçilip, özel yöntemlerle yaklaşık 25 cm derinlikte toprak içerisine gizli uygulanabilen  bu ürünler otomatik olarak toprak içerisinden rotor ve sprınglerin gerekli sulama noktalarından çıkarak sulama işlemini gerçekleştiren,yağmurlu günlerde sensörü sayesinde gereksiz sulamayı keserek erteleme imkanına sahip özel tasarlanmış,bitkisel peyzaj otomatik sulama sistemidir.
Bu sayede siz bahçenizde toprak üzerinde sulama işlemi sırasında hortum ve diğer parçalarını göremezsiniz.sulama sisteminizi profesyonel bir uygulayıcısına yaptırdığınız takdirde soğuk kış günlerinde buzlanmaya karşı hiç bir tedbir almanıza gerek kalmayacaktır.

ROTOR NEDİR


5004 Pc Rotor         

Malzeme Özellikleri :
Modern Pop-Up Sprink teknolojisinde en yeni gelişme Kalitenin Markası


UYGULAMA
5000 enhanced ve 5000 Plus Serisi orta boy rotorlar, daha fazla dayanıklılık, daha yüksek standartlar ve performans sağlayarak Rain Bird`ün zaten güçlü rotor ailesini tamamlar.
Konutsal veya ticari uygulamada kullanıldığında, 5000 Serisi Rotor performansında en son yeniliği vaadediyor

GENEL ÖZELLIKLER
Akış kontrol sistemi (Stream ControlTM Technology (SCT)): suyun akışını kontrol imkanı vermektedir (Flow-Shut-Off)
- Flow-Shut-Off konik vanası rotorun su akış pasajında entegre olmakla birlikte maksimum akış gücü sağlamaktadır
- Nozul başlarına kadar genişletilmiş olan su akış pasajı basınç kaybını ortadan kaldırır ve optimum performans sağlar
- Rotorun su akış pasajındaki açık nozul başları maksimum su akışını etkin kılmaktadır
 Geliştirilmiş yağmur perdesi (Enhanced Rain CurtainTM) nozulları
- Her nozul için düşük debide daha uzun atış mesafesi
- Özel şekil verilmiş olan nozullar (Micro RampsTM) yoluyla iyileştirilmiş dar alan sulaması
- Nozulların basit şekilde çıkarılması sayesinde kolay bakım
 Standart yeşil kauçuk başlık
 İçinde düşük açılı nozullar bulunan nozul takımı ve standart yağmur perdesi (Rain CurtainTM) nozulları (Uniform+)
 Yeşil alan sulama uygulamalarında özellikle sulanacak alanın her noktasının sulanmasını sağlar
 (Debris SentryTM): Rotorun nozul tabanına yerleştirilmiş olan bu ? litre takımı rotorun iç bölümünü pislenmeye karşı korur
Özellikle güçlü geri çekmeli yay Pop-Up girişinin emniyetli olmasını sağlar
 Yukarıdan düz veya yassı tornavida ile açı ayarı
 Uzun ömürlü ve güvenilir bir çalıştırma için yağsız ve gressiz mekanizma
 Tam tur ve 40° - 360° arası açılı (halihazırda tam açılı rotasyon yapabilen modeli de temin edilebilir) rotasyon yapabilen rotor modelleri
 Debi ayar vidası atış mesafesini nozul değiştirmeden %25`e varan oranda azaltmaktadır
 Orijinal 10cm, 15cm, ve 30cm Pop-Up yüksekliği (gövdeden nozul ortasına kadar ölçülen)
 Basınç düzenleyici çok fonksiyonlu silme contası iç bölümü pislenmeye karşı korur ve Pop-Up giriş çıkışını güvenli şekilde sağlar
 Sağlamlaştırılmış su akış bölümü rotoru daha dayanıklı kılar
 İlaveli O-halkaları ve contalar kumlu sularda
fazladan koruma sağlar
 5000 Plus Serilerinde Seçenekler:
- SS Modellerde paslanmaz çelik Pop-Up
- Seal-A-MaticTM çekvalf kiti (SAM) 2,1 metreye kadar olan kot farklılıklarında kapalı kalır

TEKNIK ÖZELLIKLER
Atış mesafesi: 7.6 - 15,2 m
Debi ayar vidalı atış mesafesi: 5,7 m
Basınç: 1,7 den 4,5 bara kadar
Debi oranı: 0,17 den 2,19 m³/h kadar
Nozul çıkış açısı:
Standart yağmur perdesi nozullar (Rain CurtainTM) (Uniform): 25°
Düşük çıkış açılı yağmur perdesi nozulu: 10°
Bağlantı dişi: ¾ İç dişli

BOYUTLAR
Pop-Up yüksekliği (Kapaktan nozul ortasına kadar)
-5004/5004 Plus: 10 cm
-5006 Plus: 15 cm
-5012 Plus: 30 cm
Toplam ana gövde yüksekliği (Kapalı Pop-Up pozisyonunda)
-5004/5004 Plus: 18,5 cm
-5004 Plus: 24,5 cm
-5004 Plus: 42,9 cm
Görünen çap: 4,5 cm

MODELLER
Açılı tur modeller (PC) 40-360 derece arası ayarlanabilir.
Tam tur modeller (FC) sadece 360 derece çalışırlar
5004-PC: Açılı (Standart 5004)
5004-PL-FC: Tam tur
5004-PL-PC-3.0: Önceden takılmış 3.0 boyutunda nozulu ile istenen açıda döner.
5004-PL-PC-SS-SAM-3.0: Açılı tur, paslanmaz çelik kaplı pop-up, çek val? i ve 3.0 önceden takılmış nozul ile
5006-PL-PC: Açılı tur.
5006-PL-PC-SS-SAM: Açılı tur, paslanmaz çelik kaplı pop-up, çek val? i
5012-PL-PC: Açılı tur
5000-S-PL-PC: Açılı tur, Shrub modeli

PEYZAJ SULAMA

Peyzaj Sulama
Otomatik Sulama
Yağmurlama Sulama Sistemi Peyzaj Alanlarında Yağmurlama Sulama Yönteminin Üstünlükleri Yağmurlama Sulama Sisteminin Unsurları Su kaynağı Pompa birimi Boru hatları Boru bağlantı elemanları Vanalar Yağmurlama başlıkları
Proje Aplikasyon Süreci PVC Boruların Montajı PE Boruların Montajı Yağmurlama Başlıklarının Montajı Sistemin çalıştırılması Yağmurlama Sistemleri Yağmurlama sulama yöntemi; sulama suyunun, proje kriterlerine bağlı olarak boru sistemleri ile yerleştirilen yağmurlama başlıklarından, belirlenen basınç altında atmosfere, oradan da doğal olarak arazi yüzeyine düşerek bitki kök bölgesinde depolanmasıdır.
Suyun yağmurlama başlıklarından basınç altında püskürtülebilmesi için, alındığı kaynaktan tüm yağmurlama başlıklarına kadar basınçlı boru sistemiyle iletilmesi gerekir. Eğer boru hattı doğal olarak istenilen basıncı karşılayamıyorsa bir pompa sisteminin sağlanması gerekmektedir.
Yağmurlama sulama yöntemi, hemen her tür toprak bünye sınıfı, iklim, topografya, tarla ve peyzaj alanlarında üstün özelliklere sahiptirler.

SU FİLTRESİ

Filtrasyon

Plastik filtre serisi tarımsal sulama sistemlerinde ve beldiyelerde fiziksel artıma sistemlerinde başarılı filtrasyon sağlamaktadır. Metal filtrelere göre daha kullanışlı olan Plastik filtreler serisi mükemmel sağlamlık ve korozyona dayanıklılık sağlamaktadır.
Kendi kendini temizleyebilen filtreler sayesinde, Sistemlerde ters yıkama esnasında iç kartuşu kendi kedini temizleyerek kesintisiz sulama imkanı sağlamaktadır. Ters yıkama esnasında su basıncı 2,5 Bar’dan az olmamalı. Kendi kendini temizleyebilen plastik filtreler tek başına değil, sistemlerde en az iki adet olarak kullanılması tavsiye edilir.

YAĞMURLAMA SİSTEM UNSURLARI


YAĞMURLAMA SULAMA YÖNTEMİ
Yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su alma) hızı yüksek arazilerde yüzey sulama yöntemlerinin uygulanması randıman sağlamamaktadır.
Yine su alma hızı yüksek olan topraklarda, akış uzunluğunu azalması nedeniyle yüzey sulama ekonomik olmamaktadır. Bu gibi topraklarda ideal sulama yağmurlama şeklinde sulamadır.
Bunun gibi bazı durumlarda göz önünde bulundurularak ve sağladığı bir çok avantajlardan dolayı yağmurlama sulama yöntemi özellikle gelişmiş ülkelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.
Bu “Yağmurlama sulama yöntemi”nin özelliklerini, uygulama şekillerini ve önemini sizlere elimizden geldiğince anlatmaya çalışalım.

 

Copyright 2008 All Rights Reserved | SULAMA SİSTEMLERİ BİLGİ PORTALI - Otomatik Sulama Sistemleri ,Peyzaj Sulama sistemi

herşey google><sulama + sulama sistemleri + otomatik sulama sistemleri + damlama sulama sistemleri + yağmurlama sulama sistemi + manuel sulama + rain bird+sapanca