tarla sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarla sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TOPRAKTA SUYUN TUTULMASI NEDİR.


TOPRAK SUYU
Toprakta bulunan su, bitkilerin yetişmesi, toprak içindeki biyolojik faaliyetlerin devamı, çeşitli ayrışma ve özellikle iyon alışverişinin sağlanması bakımından son derece önemlidir.
Toprakta suyun tutulması Adhesion ve Kohezyon yoluyla olmaktadır. Adhesion katı toprak parçacık yüzeylerinin suyu çekme kuvvetidir. Su, toprak parçacıklarının iç ve dış yüzeylerinde bulunan elektriksel alandaki elektrostatik kuvvetlerle tutulmaktadır. Birkaç su molekülünden ibaret olan tabakalar, kuvvetli Adhesiv kuvvetler sayesinde toprak parçacıklarını kuvvetli olarak sarmaktadır. Bu suya adhesion suyu denilmektedir. Adhesion suyu çok küçük ölçüde hareket etmekte,bitkilere faydalı olamamaktadır.
Kohezyon olayı su moleküllerinin birbirini çekmesidir. Toprak dahilinde su moleküllerinin birbirini çekmesi ile tutulan suya kohezyon suyu denilmektedir. Kohezyon suyunda su molekülleri daha fazla hareket etmekte dolayısıyla da bu suyun yaklaşık 2/3’ ü bitkiler tarafından kullanılır.

SULAMANIN ÖNEMİ NEDİR

        Bitki yetiştiriliciğinde toprak bir ortam,su yardımcı bir unsur,bitki ise sonuçtur.Bir tohumun çimlenmesinde gerekli olan suyun olmasıdır.Tohum ne kadar kaliteli olursa olsun atıldığı yerde nem yoksa çimlenmesi ve büyümesi imkansızdır.Çimlenme sırasında tohumların bir çoğu çevrelerinde bulunan suyu absorbe ederek ağılıkların iki katına çıkarlar.Bu yüzden yeterli ve uygun sulama yapılamıyor ise,yazın sıcak aylarda tohum tarafından emilip çimlenme sağlanabilecektir.Fakat daha sonra yeterli suyu bulamıyacağından bitki kök gelişimini tamamlıyamayacak ve buna paralel olarak büyümesi gelişmeyeceğinden bitki ölecektir.
       Suyun bitki hayatındaki yüklendiği fonksiyonları şu şekilde sıralıyabiliriz.   
1-Su herşeyden önce bitki için başlı başına bir besin elementidir.Fotosentez olayı için bir ham maddedir ve katalizatör görevi yapar.
2-Bitki hücrelerinin ve dolayısıyla bitki dokularının turgor durumda bulunmaları bitkinin kendine has şeklini alması ve yapraklarındaki stomaların açılıp kapanmaları doğrudan doğruya  bitkinin içerdiği suyla ilgilidir.
3-Emzimlerin aktivitesi,bitki hücre ve dokularındaki metabolizma olaylarının düzenli cereyan etmesi suyun varlığına bağlıdır.
4-Bitki besin elementlerinin bitki kökleri tarafından alınması için bu elementlerin suda erimiş halde bulunmaları gerekmektedir.Bu yüzden toprakta yeterli nemin bulunması bitkinin beslenmesi açısından önemlidir.
5-Su bitki içerisinde bir taşıyıcı olarak görev yapar.Topraktan alınan besin maddelerinin bitkinin depo bölgelerine taşımasında suya ihtiyaç vardır.
6-Bunların yanında su,bitki gövdesinin soguktan ve sıcaktan zarar görmesini engeller.
7-Bütün bu fonksiyonların sonucunda su,bitkinin vejetatif aksamlarının gelişmesine ve bitkinin ürün veriminin artmasına hizmet eder.
       Sayılan bu fonksiyonların yerine getirilebilmesi için,bitkinin büyüme periyodu içerisinde toprakta her zaman yeterli miktarda suyun bulunması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.Yağışın yeterli olduğu bölgelerde toprakta bulunması istenen bu su doğal olarak yağışlarla karşılanabilir.Ancak;yeterli yağış almayan  yarı kurak ve kurak bölgelerde bu suyun suni yollarla (sulama yoluyla)toprağa verilmesi gerekmektedir.             Sulamayı gerekli kılan başlıca iki nedenler.

1-Yıllık yağış ortalamasının yetersiz olmasıdır.
2-Yıllık yağış ortalamasının düzensiz olmasıdır.Yıllık yağış ortalaması 375 mm'den az olan yerler kurak bölgelerdir.Buralarda sulama şarttır.375-750 mm arası yarı kurak (nemli)bölgelerdir.Bu bölgelerde çoğu zaman büyüme mevsiminde yağış olmadığı için sulama gerekir.750mm 'den fazla olan bölgelerde genel olarak sulamaya gerek yoktur.

OTOMATİK SULAMADA FARMVİLLE OYUNU

Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde modern sulama sistemine geçen çiftçiler, meyve bahçelerinin sulamasını internet üzerinden bir tuşla yapabilecek. Bölgede başlatılan damlama sulama sistemleri çalışmalarının hızla devam ettiğini belirten Yeşilçiftlik Toprak Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Burhan, yeni sulama sistemlerinin internet üzerinden kontrol edilebildiğini söyledi. Hedeflerinin ilk etapta 10 bin dönüm arazinin damla sulama sistemi ile sulanabilir hale getirilmesi olduğunu ifade eden Burhan, ”Toplu damla sulama sisteminde ülkemizde internet üzerinden bilgisayar programı ile sulama yapan ilk kooperatiflerdeniz.
           Kooperatif yönetimi olarak ortaklarımızdan istediğimiz, yapılan sistemin kendi mülkiyetleri olarak görüp sahiplenmeleridir” dedi. Bölgenin en önemli gelir kaynağının Napolyon kirazı olduğunu belirten Burhan, şunları söyledi: ”Giderek azalan su kaynaklarımızın daha ekonomik kullanılarak, en yüksek verimi sağlamak adına sulama sistemleri konusunda yapmış olduğumuz araştırmalar neticesinde, en son teknolojinin uygulandığı damla sulama sistemlerini bulduk.
          Bu amaçla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi (KKYD) programı çerçevesinde yüzde 75 hibe yardımı aldık. 2 bin 387 dönümü hibeli, 4 bin 120 dönümü ise kooperatifimizin imkanlarıyla toplamda 6 bin 500 dönüm araziye tam otomatik damla sulama sistemi döşettik. Bu sisteme de önümüzdeki günlerde su vermeye başlayacağız.”dedi.
        Yeni sistemin çiftçiye büyük kolaylık getirdiğini belirten Burhan, çiftçilerin evlerindeki bilgisayarlar aracılığı ile internet üzerinden kolaylıkla sulama yapabileceklerini belirtti.






kaynak:portal.web

SULAMA TEKNİKERİ ,MESLEĞİ VE ÖZELLİKLERİ

Sulama Teknikeri Mesleği ve Özellikleri
Kamuya ve özel sektöre ait kuruluşların yeşil alan düzenlemelerine, fidanlık ve seralara otomatik sulama projeleri yapan ve uygulayan kişidir.
GÖREVLER
- Sulanacak alanın sulama projesini ve keşfini hazırlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri belirler,
- Projeye uygun malzemenin satın alınmasını sağlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri sulama alanına uygular ve deneme çalışması yapar,
- Uygulanan projede meydana gelen arıza ve sorunları gidermeye çalışır,
- Uygulanan projenin sonuçlarını izler.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Kağıt, kalem, cetvel, gönye, pergel, şablon, rapido, çini mürekkebi gibi ölçüm ve çizim aletleri,
- Çizim masası ve çeşitli büro malzemeleri,
- Bilgisayarlar ve hesap makineleri,
- Sulama ekipmanları, PVC ve PE borular, sulama başlıkları,
- Çeşitli sulama projeleri ve sulama alanındaki uygulamalarla ilgili çeşitli doküman ve kitaplar.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Sulama Teknikeri olmak isteyenlerin;
- Fen ve matematik derslerine ilgili,
- Sayısal düşünme gücü olan,
- Bir işi planlayıp yürütebilme yeteneğine sahip,
- Bedence sağlam ve dayanıklı,
- Başkaları ile iyi iletişim kurabilen,
- Dikkatli,sabırlı,açık hava koşullarında ve inşaat ortamında çalışmayı kabullenmiş
kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
- Çalışma ortamı açık hava olan Sulama Teknikeri, gün ışığına bağlı olarak şantiye koşullarında çalışır. Çalışma ortamı çamurlu, toz ve topraklıdır. Çalışma sırasında amirlerle, işçilerle, tesisat ve elektrik ustalarıyla ve doğrudan müşterilerle ilişkide bulunur.
- İşyerinin yapısına göre, cumartesi, pazar günleri de çalışılabileceği gibi, gece vardiyaları ve fazla mesai yapma zorunlulukları da mevcuttur.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Sulama Teknikerleri; Belediyelerde, Orman ve Tarım Bakanlığına bağlı fidanlıklarda, sportif ve turistik tesislerde, sulama işi yapan firmalarda ve kendi kuracakları işyerlerinde çalışabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu mesleğin eğitimi İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Ormancılık Meslek Yüksekokulu Sulama Teknolojisi bölümünde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Meslek liselerinin altyapı, altyapı (inşaat), inşaat, üstyapı, üstyapı (inşaat), yapı, yapı (kagir-ahşap), yapı ressamlığı, yapıcılık, çay teknolojisi, süs bitkileri, tarım, ziraat, Genel Ziraat, Makine(Tarım Meslek Lisesi), Makine- Tarım Teknolojisi, Peyzaj,Tarım Teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar “Sulama Teknolojisi” ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerinden ya da liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile açık olan programlara isteklerine ve ÖSS’nda yeterli Sayısal (SAY-1) puanı almaları koşuluyla yerleştirilebilirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitimin süresi 2 yıldır.
- Programda okutulan belli başlı dersler şunlardır; Temel matematik, teknik çizim, toprak bilgisi, elektrik bilgisi, hidrolik bilgisi, bitki koruma, su koruma, bitki materyali, sulamaya giriş, sulama sistemi tasarımı, sulama uygulama tekniği, keşif ve ihale esasları, drenaj ve arazi ıslahı, şantiye tekniği.
- Eğitimin ilk yılında daha çok teorik dersler bulunmakta, ikinci yılda ise daha çok uygulamaya dönük ders ve proje çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca her yılın sonunda her biri 30 iş günü olmak üzere iki adet mecburi staj bulunmaktadır.
MESLEKTE İLERLEME
“Sulama Teknolojisi” ön lisans programını başarı ile tamamlayanlar, ÖSYM tarafından yapılan Dikey Geçiş sınavında başarılı oldukları taktirde, bölümleri ile ilgili Tarım Teknolojisi lisans programına dikey geçiş yapabilirler.
İşyerlerinde kısım şefi olabilirler.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Öğrencilerin belirli dönemlerde işletmelerde staj yapma zorunluluğu vardır. Bu staj döneminde işletmelerce uygun görülmesi halinde bir ödenek alabilmektedirler. Haftanın 3 veya 4 gününe ders programı sıkıştırılarak kalan 3 veya 4 günde ücretli çalışma imkanları bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlarca sağlanan kredi ve burslardan yararlanma olanağı vardır.
Sulama Teknikerleri işe ilk başladıklarında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaları halinde, işçi ya da memur kadrolarına göre devlet tarafından belirlenen ücreti alırlar. Özel sektörde çalışanlar ise asgari ücret ile asgari ücretin 3 katı arasında değişen oranlarda ücret alabilmektedirler. Ücretler ve sendikal haklar, uzmanlığa, iş becerisine ve çalışılan kurumun yapısına bağlı olarak zaman içinde artabilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Ormancılık Meslek Yüksekokulu,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde meslek danışma merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.

TARIMDA SUYUN FAKTÖRÜ

Çim sulama
Açlık ve kıtlığın dünyayı ciddi olarak tehdit ettiği 21nci yüzyılda toprak ve su kaynakları önemli stratejik maddeler olarak kabul edilmiştir..
            Bundan 6.000 yıl önce Mezopotamya bölgesinde Sümerler, kazdıkları hendeklerle Fırat ve
Dicle’nin sularını tarlalarına akıtmış böylece insanoğlunun ilk sulu tarıma geçmesini sağlamışlardır.şehirler kuruldu, nüfus arttı, yönetici sınıflar ortaya çıktı. Benzer gelişmeler Mısır’ın Nil, Hindistan’ın İndus vadileriyle Çin’de Sarı Nehir çevresinde yaşandı.
           Su kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamıştır.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra insanların beslenme ve giyinme gibi ihtiyaçlarının artışı topraktan daha çok faydalanmayı mecburi hale getirmiş ve bunun da etkin sulama ile sağlanabileceği sulama yatırımlarına öncelik verilmiştir. Türkiye’de de modern sulama projelerinin geliştirilmesi, 1950′li yılların başında DSİ ve TOPRAKSU gibi kamu kurumlarının kurulması ile büyük oranda hızlanmıştır. Türkiye’de ekilebilir araziler limitine 1970′li yıllarda ulaşılmış, bu tarihten itibaren ise tarımsal üretimin arttırılması ancak ülke genelinde geliştirilen modern sulama projeleri ile mümkün olabilmiştir.
Türkiye topraklarının 25,8 milyon hektarlık kısmı sulanabilir arazilerden oluşmaktadır.
Ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı ise 8,5 milyon hektardır. bu alanın ancak 4,9 milyon hektarlık
kısmı sulamaya açılabilmiştir.
Sektörlere göre yapılan su tüketim tahminlerinde, ülkemizin ekonomik olarak sulanabilir 8,5
milyon hektar arazisinin, bu iş için ayrılan ödenekler dikkate alındığında, tamamının
sulamaya açılabilmesi için yaklaşık 100 yıl daha gerekmektedir.
Dünyadaki sulanan alanlar ekili alanların sadece %17′lik kısmını oluşturmalarına karşın,
toplam tarımsal üretimin %40′ı bu alanlardan elde edilmektedir.

TOPRAK NEM SABİTLERİ NEDİR

                Toprakta bulunan su miktarları toprağın içindeki tutulma durumlarına, tutulma miktarlarına ve toprak içindeki hareketlerine göre değerlendirilmiş ve buna toprak nem sabitleri denilmiştir. Toprak nem sabitleri olarak adlandırılan bu nem düzeyler şunlardır:
          1- Saturasyon (Doyma noktası),
          2- Tarla Kapasitesi,
          3- Devamlı Solma Noktası,
          4- Higroskopik su.

          1- Saturasyon Noktası : Bir toprağın gözeneklerinin tamamen su ile dolu olduğu anda toprakta bulunun
nem yüzdesidir. Doygunluk halinde toprak suyu sıfır tansiyondadır. Yani suyun toprak yüzeyine bağlanma
enerjisi sıfırdır. Toprağın tam doygun hale getirilmesi çok güçtür. Çünkü toprakta herzaman bir miktar
hapsedilmiş hava kalmaktadır.
          2- Tarla Kapasitesi : Toprağın yerçekimi kuvvetine karşı bünyesinde tutabildiği maksimum suya tarla
kapasitesi denir. Bir başka anlatımla yağış veya sulamadan sonra sızan suyun tamamen çekilip, aşağıya doğru
su hareketinin pratik olarak durduğu anda toprakta tutulan nem yüzdesidir. Tarla kapasitesi toprak suyunun
bitkiye yarayışlılığının üst sınırını teşkil eder. Tarla kapasitesinde sular büyük boşluklarda değil kapillar boşluklar
dediğimiz küçük boşluklarda tutulur. Daha teknik bir tabirle serbest drenaj koşullarında kapillar ve yer çekimi
kuvvetleri arasında bitki kök bölgesinde tutulan sudur.
          3- Devamlı Solma Noktası : bitkilerin topraktan su almalarında iki kuvvet karşı karşıyadır. Bunlardan
birincisi toprağın suyu çekme kuvveti, ikincisi bitki köklerinin emme veya ozmatik kuvvetidir. Eğer toprağın suyu
çekme kuvveti bitki köklerini emme kuvvetinden fazla olursa toprakta su bulunsa bile bitkiler bu sudan
yararlanamayarak solmaya başlar. Solmanın meydana geldiği anda sulama yapılırsa bitkiler solmadan
kurtulabilir. Ancak, sulama yapılmaz ise solma daha da ilerler. Bu durumda sulama yapılsa bile bitkiler eski
hallerine dönemezler. İşte bu devamlı solmanın görüldüğü anda toprakta tutulan nem miktarı o toprak için solma
noktasını ifade eder. Toprakların özelliklerine göre devamlı solma noktaları bazı tarla yöntemleri kullanılarak tayin
edildiği gibi labaratuvar şartlarında da tespit edilebilir.
         4- Higroskopik Su : higroskopik su, genel olarak kuru bir toprağın nispi nemi % 98 olan havadan absorbe
ettiği nem miktarı olarak tanımlanır. Higroskopik su esas olarak toprak danelerinin yüzeylerinde ince bir tabaka
şeklinde tutulan suyu ifade eder. Bitki yetiştiriciliği açısından bir önemi yoktur.
Toprak Suyunun Bitkiye Yarayışlılık Bakımından Sınıflandırılması :
Bitkiler toprakta bulunan her çeşit sudan yararlanamazlar. Bu açıdan incelendiğinde üç tip toprak suyu tefrik edilebilir.
         1- Yarayişsiz su,
         2- Yarayışlı su,
         3- Fazla su.

       Şekilde de görülüceği üzere solma noktasının altındaki su yarayışsız su olmaktadır. Bu suyu higroskopik su ve kapillar suyun daha kuvvetli tutulan kısmı oluşturur.
Devamlı solma noktası ile tarla kapasitesi arasındaki su yarayışlı su olmaktadır. Bitkiler bu sudan yararlanmaktadır. Bitkiler tarla kapasitesinin üzerindeki sudan da yararlanabilirler ancak, bu fazla su drenaj şartlarında süratle derinlere sızarak uzaklaşmaktadır. Bir toprağın yarayışlı su miktarı o toprağın yarayışlı nem kapasitesi olarak adlandırılır. Toprak suyunun bu tipleri toprak çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir.

TOPRAK SUYUNUN HAREKETİ

1- Doymuş Akış:
Doymuş toprakta gözeneklerin tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu su ile doludur. Bu durum taban suyu bölge sinde ve bazen ağır yağmurlardan ve sulamalardan sonra meydana gelebilir. Doymuş akışla da su yerçekiminin etkisiyle dikey olarak aşağıya veya eğiminin olduğu tarafa doğru olur ve tek yönlü bir akıştır. Bu hareket ancak tarla kapasitesine ulaşıncaya kadar devam eder. Tarla kapasitesinden sonra doymuş akış durur.
2- Doymamış Akış :
Toprak genellikle doymuş halde bulunmaz. Ama bu durumda da toprak içerisinde bulunan su da bir akış yani hareket söz konusudur. Toprak bitki su ilişkileri genellikle doymamış toprak şartlarında oluşmaktadır.
Biz bu ayrımı yaparken sanki bu akışların birbirinden bağımsızmış gibi bir durumun ortaya çıktığını farkediyoruz. Oysa toprakta suyun hareketi girifttir. Yani aynı anda hem doymuş akış hem de doymamış akış meydana gelebilir. Bir toprak katmanında dikey aşağıya doğru doymuş akış gerçekleşirken suya ihtiyaç olan yan bölgelerde veya komşu katmanlarda kapillar hareket neticesinde doymamış akışlar meydana gelebilir ki genellikle öyle olur. Bu anlamda toprak yüzeyinden itibaren suyun hareketini inceleyelim.
3- İnfiltrasyon :
Yağmur ve sulama sularının toprak yüzeyinden, toprak içine girişi infiltrasyon" , suyun toprak içinde aşağılara doğru hareketine "perkolasyon" olarak adlandırılır.
Toprak yüzeyinde bulunan suyun toprağa girişi ve profil boyunca aşağılara doğru hareketi iki kuvvetin etkisinde olmaktadır. Bu kuvvetler yer çekimi ve kapillar kuvvetlerdir. Suyun yüzeyden derinlere doğru hareketi sırasında büyük gözenekler yerçekiminin etkisiyle küçük gözenekler ise kapillarite yoluyla dolarlar. Toprakta suyun hareketli danelerin küçüklüğü oranında yavaşlar. Bu nedenle ince tekstürlü toprakların su tutma kapasiteleri çok yüksek olduğu halde iletim kapasiteleri oldukça düşüktür. Çok fazla killi topraklarda su hareketi pratik olarak yok kabul edilir. Bu gibi topraklarda granülasyon, organik madde ilavesi veya diğer yollarla sağlanmadıkça drenaj yavaş ve etkisiz olur. Kaba bünyeli toprakların ise gözeneklerinin geniş olmasından dolayı geçirgenlikleri yüksektir.
Bu arada kapillar hareketi görelim ve infiltrasyona devam edelim.
Çapları çok küçük olan borulara kapillar boru denir. Sıvıların borular içerisinde yükselmesi veya alçalması ve bulunduğu seviyede dengede tutulmasına kapillarite denir.
Kapillarite sıvıların yüzey gerilimi ile sıvı-katı ayrım düzeyinde ortaya çıkar. Temas açısında çekim kuvveti (adhezyon) ortaya çıkar ve bu kuvvet sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvvetinden (kohezyon) daha fazla ise sıvı katı yüzey tarafından çekilir ve sıvı boruda yükselir.

HANGİ DURUMDA BİTKİ ÇİMLENMESİ OLMAZ

Çimlenmeyi etkileyen çevre koşulları uygun biçimde sağlanamazsa çimlenme gerçekleşemez.
       Suyun tohum tarafından emilmesi çimlenme olayının ilk basamağını oluşturur. Suyun alınmasını etkileyen en önemli etmenler tohum ve kabuğunun özelliği ve tohumun çevresinde bulunan alınabilir suyun miktarıdır. Suyun alınma hızını sıcaklık da etkiler, yüksek sıcaklıkların etkisi hızın artması lehinedir. Uygun su miktarını sürekli olark sağlamak güçtür. Çünkü çimlenme, ortamın sıcaklık ve nem yönünden dalgalanmalara uğrayan üst yüzünde oluşur. Zorunlu olarak yüzlek ekilen küçük tohumlarda veya çimlenme hızının düşük olduğu durumlarda sorun daha büyüktür. Sulama sürekli yapılmamalı, ancak aşırı derecede olmamalıdır. Sulamalar genellikle sabahları yapılmalıdır.
     Öğleyin ve yakıcı sıcaklarda, gün ortasındaki sulamalardan kaçınmalıdır. Öte yandan kötü bir drenajla birlikte aşırı bir sulama da çok zararlıdır, çünkü bu durum çimlenme ortamındaki havalanmayı azaltır ve çürümelere neden olur.

POLİETİLEN BORU (PE)

Pe 100 boru

Polietilen borular
Sulama sisteminin önemli bir unsuru olan altyapıda kullanılan borulardır. Kullanılan boruların polietilen olması en doğru seçimdir. Günümüzde gelişmiş ülkelerin doğalgaz, sulama, içme suyu ve kanalizasyon sistemlerinde kullanılan boruların %95'i plastik esaslıdır. Metal borular kullanılan sistemlerinin gerek malzeme, gerekse montaj işçiliğinin yüksek oluşu, kullanım sırasında ayrıca karşılaşılan problemlerin çokluğu ve kısa ömürlü olmaları yüzünden metalik borular yerlerini her geçen gün hızlı bir biçimde plastik malzeme sistemlerine bırakmaktadır. 100 mt uzunluğundaki bir hattın metal ve plastik sistemlerle döşenmesi durumunda boru hatlarında oluşması olası hasar sayısı metalik boruda plastik borunun iki katını geçer. Aynı istatistikler otomatik sulama sistemleri için de geçerli olup, sulama için en ideal çözüm polietilen borulardır.

ARAZİ TESVİYESİ

Damlama


Yüzey sulama yöntemlerinde sulama suyu toprağa, toprak yüzeyi üzerinden akıtılarak verilir. Sulama suyu bitkilerin tamamının kök bölgesine eşit ve kayıpsız olarak aynı zamanda toprak aşınımını (erozyon) neden olmadan verilebilmelidir. Buda ancak toprak yüzeyinin belli bir eğim derecesinde, düzgün bir yüzeye sahip olmasına bağlıdır. Böyle bir yüzeyin sağlanması da ancak arazinin tesviye edilmesiyle sağlanabilir.


Toprak yüzeyi düzgün olmayan arazilerde su çukur noktalarda fazla, yüksek noktalarda daha az birikir. Yüksek noktalar bazen hiç su almazlar. Eğimi fazla olan araziler ise sulama ile toprak kaybına (erozyona) uğrarlar. Her iki durumda verim azalmasına neden olur. Drenajı olmayan alanlarda çukur noktalarda fazla suyun toplanması sonucunda arazide taban suyu yükselmesi ve dolayısıyla tuzluluk sorunu ortaya çıkar.

Bütün bu sorunlara yol açmamak için tarım arazilerinin yüzeyinin düzgün ve uygun bir eğimle sulamaya uygun hale getirilmesi yani tesviye edilmesi gerekir.

SONDAJ SUYUNDA POMPA SEÇİMİ

Dalgıç Pompa



Her hangi bir sondaj kuyusuna pompa seçilmesinden önce kuyu logu dikkatli incelenmelidir. Ancak uygulamada kuyu sahibine log bile verilmediğine sıkça rastlanmaktadır. Bu nedenle sağlıklı bilgiler elde edilememekte ve uygun pompa seçememe gibi zorluklar ortaya çıkmakta.
Bu durumda şu hususlara dikkat edilmelidir



  1. Kuyu çapı ve derinliği tahkik edilmelidir. Bunun için iki ucu konik sağlam yapılmış bir mastar kuyuya sağlam bir iple sarkıtılabilir. Bunun çapı kuyu çapından 1"(32mm) küçük olmalıdır. Böylece kuyu çapı, kuyudaki kaynak çapakları veya borudaki ezilmeler tahkik edilmiş olur. Ayrıca kuyuda eğrilikler varsa fikir verilmeli
  2. Teçhiz borusunun yüzeyde etrafı incelenerek kuyu çapı hakkında fikir edinilebilir. Ayrıca çakıllamaya bakılır.
  3. Kompresörle temizlik ve inkişaf yapılıp yapılmadığı tetkik edilir.
  4. Kimyasal analizler incelenir, yoksa fikir sahibi olmaya çalışılır. Ayrıca kuyudan temiz su alınıp alınamayacağı, silt sorunu bulunup bulunmadığı tetkik edilmelidir.
  5. Yapılan bu incelemeler sonucunda yine yok ise inkişaf değerlerinden bir neticeye gidilebilir<!--

SULAMA NEDİR

Su ve hayat

SULAMANIN ÖNEMİ
Sulamanın önemini daha iyi anlayabilmek için suyun bitki hayatındaki önemini bilmek gerekir.
Yeryüzünde  susuz  bir  hayat  düşünülemez.  Bitki ağırlığının ortalama % 90’ını su oluşturur.
Su bitkinin çimlenmesini, bitkilerin hücre, gövde, dal, yaprak gibi organlarının canlılığını sağlar. Bu canlılık ve bitkinin kendine özgü şeklini kazanması, aynı zamanda yapraklarıyla  solunum  yapabilmesi,  suyun  bitkinin damarlarında sağladığı iç basınç ile gerçekleşir.
Su bitkiye gerekli olan besin maddelerini eriterek, kökler tarafından emilmesini ve emilen besin maddelerinin bitki içerisinde taşınmasını da sağlar.
Besin maddeleri, bitkinin ihtiyacı olan organlarına veya bitkinin depo görevi yapan bölgelerine su ile taşınır.
Su, bitkiyi fazla sıcak ve soğuklardan korur. Don olduğu dönemlerde yapılan sulamada, donma sonucu dışarıya verilen enerji toprak yüzeyini bir miktar ısıtacağından don şiddeti  azaltılmış olur. Sıcakta ise yaprak yüzeyinden buharlaşan su bitki bünyesindeki ısıyı dışarı vererek bitkinin serinlemesini sağlar.
Su; köke yön vererek (kökler daima suya yönelmektedir), köklerin derinliğine ve yanlara yayılmasına etki ederek, köklerin daha iyi gelişmesini sağlar.
Bitkiler topraktan aldıkları suyun çok az bir kısmını (% 02) fotosentez yapı malzemesi olarak kullanmakta geri kalanını  terleme  ile  atmosfere vermektedir.  Ancak  bu lüzumsuz bir su tüketimi kabul edilmemelidir. Zira, gıda maddelerinin topraktan alınması, bu maddelerin kullanılacak yerlere taşınması, hücre faaliyetlerinin sürdürülebilmesi ve bitki organlarında iç tazyikin sağlanması için, bitki kökleriyle yaprakları arasında sürekli bir su akımına ihtiyaç vardır.
Bitki için suyun bu derecede önemli olması,sulamanın da önemini ortaya çıkarmaktadır. Sulama ürünü çeşitlendirerek halkın refah düzeyinin yükselmesine, sanayiye ham madde sağlanmasına, sanayiinin gelişmesine, ihracatın artmasına doğrudan doğruya etkili olduğu gibi, artan ürünün nakliyecileri, satışı satıcıları ve beslenmeye katkıları alıcıları dolaylı olarak etkilemektedir.

 SULAMA NEDİR
Bitkilerin normal gelişmesi için gerekli olan fakat doğal yollarla karşılanamayan suyun zamanında, bitkinin istediği miktarda ve uygun biçimde toprağa verilmesine sulama denir.

DAMLAMA SİSTEMİ İLE MISIR DA DENEME


Kocaeli`de ilk defa denenen damlama su sistemiyle sulama yönteminin sonuçları düzenlenen törenle anlatıldı. Derince'ye bağlı Çavuşlu Köyü İshakçılar Mahallesi`nde gerçekleştirilen etkinlikte pilot tarladaki ürünler ve çalışma süreci tanıtıldı. Hayvancılığın yoğun olduğu derince'de kaba yem ihtiyacını karşılamak üzere ekimi yapılan silajlık mısır tarlasında kurulan ilimizdeki ilk damlama su demonstrasyonunun tanıtım törenine protokol üyeleri de büyük ilgi gösterdi.

BASINÇ KAYIPLARI



Bir borudan su akarken sürtünmeden dolayı yükseklik yada basınç kaybı olur. Bu kayıpların değeri hidrolik formüller veya boru imalatçılarının hazırladığı nomogramlar, tablolar ve eğrilerden elde edilebilir. Pompa, suya sürtünme kayıplarını karşılamak için de enerji aktarmaktadır. Pratikte, bu sürtünme kayıplarını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Mühendislik uygulamaları bu kayıpları en aza indirmek için yapılmaktadır. Belli çaptaki bir borudan geçen debiyi artırdıkça, su hızı da artar. Ancak, sürtünme kaybı, artan su hızının karesi ile artmaktadır. Böylece, çok yüksek işletme masrafları ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı, uygulamada belli çaplardan belirli debilerin iletilmesine izin verilir.

DAMLA SULAMA


Damla sulama sistemleri dünyada sulama teknolojisinde gelinen en son noktadır. Damla sulama sisteminde bitki, fazla susuzluk stresine sokulmadan, az su ile daha sık aralıklarla sulanmakta olup, sera-sebze ve ağaç sulamasında idealdir.

Tava sulama yöntemi

Tava sulama yöntemi : Sulanacak tarla parseli toprak sedlerle çevrilerek eğimsiz alt parsellere ayrılır. Bu alt parsellere tava adı verilir. Tarlabaşı kanalından alınan su bu tavalara bir yada birkaç yerden verilir. Burada sulama için arazi önceden tavalara bölünür. Sık ekilen hububat, yem bitkileri ve meyve bahçelerinin sulanmasında kullanılır.

Bu yöntemde suyun tavada kısa sürede göllendirilmesi için 30 l/sn üzerinde debili su kaynağına ihtiyaç vardır. Ayrıca suyun çok fazla verilip derine sızmasını önlemek için kontrollü sulama yapılmalı ve drenaj tedbirleri de alınmalıdır. Bu yöntemin en olumsuz yanı da su sarfiyatı ve sulama zamanının fazla olmasıdır.

YAĞMURLAMA SİSTEM UNSURLARI


YAĞMURLAMA SULAMA YÖNTEMİ
Yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su alma) hızı yüksek arazilerde yüzey sulama yöntemlerinin uygulanması randıman sağlamamaktadır.
Yine su alma hızı yüksek olan topraklarda, akış uzunluğunu azalması nedeniyle yüzey sulama ekonomik olmamaktadır. Bu gibi topraklarda ideal sulama yağmurlama şeklinde sulamadır.
Bunun gibi bazı durumlarda göz önünde bulundurularak ve sağladığı bir çok avantajlardan dolayı yağmurlama sulama yöntemi özellikle gelişmiş ülkelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.
Bu “Yağmurlama sulama yöntemi”nin özelliklerini, uygulama şekillerini ve önemini sizlere elimizden geldiğince anlatmaya çalışalım.

 

Copyright 2008 All Rights Reserved | SULAMA SİSTEMLERİ BİLGİ PORTALI - Otomatik Sulama Sistemleri ,Peyzaj Sulama sistemi

herşey google><sulama + sulama sistemleri + otomatik sulama sistemleri + damlama sulama sistemleri + yağmurlama sulama sistemi + manuel sulama + rain bird+sapanca