su kaynakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
su kaynakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YERALTI SU KAYNAKLARINA YENİ YÖNETMELİK

07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile tahsis edilen yeraltı suyu çekiminin elektrik sayacı veya su sayacı ile kontrol edilmesi hedeflenmiştir. Böylece tahsis edilen miktarda suyun çekilmesi sağlanarak seviye düşümlerinin önüne geçilecektir.
Ülkemizde yeraltı suyu ile ilgili çalışmalar iki ana kanun çerçevesinde sürdürülmektedir. Bunlar 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat Ve Vazifeleri Hakkında Kanun ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’lardır.
16 Aralık 1960 tarih ve 167 sayılı “Yeraltısuları Hakkında Kanun” esaslarına göre, yeraltı suları Devletin hüküm ve tasarrufundadır. Yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili 167 sayılı yasanın hükümlerinden olup, işlemler Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından yapılmaktadır. Kanunun daha etkin şekilde uygulanabilmesi için “Yeraltısuları Tüzüğü” ile “Yeraltısuları Teknik Yönetmeliği” hazırlanmıştır.
 167 sayılı yasanın birinci maddesi yeraltı sularının korunmasına amirdir. Bu kapsamda yeraltı suyu temini maksadı ile inşa edilecek belirli derinlikteki kuyu, tünel ve galeri gibi yeraltı suyu yapıları için “Belge” alma mecburiyeti getirilmiştir. Verilen kullanma belgeleri su siciline kayıt edilerek envanter tutulmakta, ova bazında yapılmış olan tahsisler ovanın emniyetli yeraltı suyu işletme potansiyeli ile karşılaştırılmakta ve tahsisler potansiyele eriştiği takdirde tahsis yapılması durdurulmaktadır. Böylece yeraltı suyu miktarının kontrolü yapılmaktadır.
Yüzey sularının ihtiyaçlara tam anlamı ile cevap verememesi ve yağışlarda görülen azalmalar sebebiyle yeraltı suyuna talep çoğalmakta ve bu nedenle yasal olmayan yeraltı suyu kullanımı artmaktadır. Gerek kaçak kuyular ile yeterince mücadele edilememesi ve gerekse belgeli kuyularda su sayacı olmaması sebebiyle yeraltı suları, emniyetli rezerv değerlerinin üzerinde bir çekime maruz kalmış ve yeraltı suyu seviyelerinde aşırı düşümler gözlenmiştir.
Halbuki gerek nükleer gerekse çevresel etkilerden en az etkilenen sınırlı bir kaynak durumundaki yeraltı suları üzerindeki baskıyı azaltmak ve bu kaynağı sürdürülebilir ve tasarruflu bir şekilde kullanmak zorundayız.
Bu sebeplerle 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 126. Maddesi ile 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 10 uncu maddesine bir fıkra eklenerek “Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine çekilecek yeraltı suyu miktarının tespitini sağlayacak ölçüm sistemleri kurulmadan, kullanma belgesi verilemez. Bu ölçüm sistemlerinin özellikleri yönetmelikle belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
Ayrıca 167 sayılı kanuna eklenen bir geçici madde ile kanunun yayımı tarihinden önce yeraltı suyu temini maksadıyla kuyu, galeri, tünel ve benzerleri için kullanma belgesi almış olan kimselerin, iki yıl içerisinde ölçüm sistemini kurması, bu süre içerisinde ölçüm sistemi kurmayanların kullanma belgelerinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından iptal edilmesi ve belge konusu yerin kapatılarak kapatma masraflarının sahibinden alınması hükmü de getirilmiştir.
Kanunun bu konuda öngördüğü yönetmelik 07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.





KAYNAK:DSİ Genel Müdürlüğü © 2011

BİTKİ SU İLİŞKİLERİ

Bitkilerin gereksinim duydukları suyu büyük oranda kökleri, kısmen ise toprak üstü organları aracılığıyla aldıklarına daha önce değinilmişti, Bitkiler tarafından suyun ve su ile birlikte besin maddelerinin alınmasında Diffüzyon, Osmoz ve Turgor gibi üç temel olay rol oynamaktadır.

Potansiyel yönden yüksek enerjili bir ortamdan, düşük enerjili ortama doğru olan geçişe Diffüzyon denir. Diffüzyon sırasında yüksek basınçtan, alçak basınca doğru madde parçacıklarının gelişi güzel hareketleri sonucu net bir geçiş meydana gelir. Buradan anlaşılacağı üzere, diffüzyonu oluşturan asal olay, madde parçacıklarının kinetik hareketleridir. Diffüzyonun artmasında sıcaklığın büyük roîü vardır. .Çünkü, ortamda sıcaklık artıkça moleküllerin kinetik enerjisi artmak*tadır. Akış hızına moleküllerin yoğunluğu ve ağırlığı da etkilidir. Bu bakımdan gaz ve sıvı maddelerde diffüzyon, moleküller arasındaki bağın zayıf olması nedeniyle daha kolaylıkla meydana gelir. Buna karşın kati maddelerde diffüzyon yok dene*cek kadar azdır.

Diffüzyon basıncı, iki ortam arasındaki basınç farkıdır. Gazların diffüzyon basıncı yüksek olduğundan, genellikle hava basıncını ölçmeye yarayan baromet-relerdeki çalışma ilkeleri dikkate alınarak, hareket edilir ve diffüzyon ölçüm alet*leri yapılır. İçi cıva dolu bir kılcal boru, açık ucu ava dolu bir kaba batmlsa, boru*daki cıva ancak belli bîr düzeye kadar düşer, borudaki civanın tamamı boşalmaz. Borudaki civanın tamamen boşalmamasina, dış hava ağırlığının, kaptaki cıva yüzeyine yaptığı basınç etkilidir. Deniz seviyesinde cam borudaki civanın yüksek*liği 760 rnm'dir. Bu 1 atmosfer olarak ifade edilir ve bu birim diffüzyon basıncı*nın ölçülmesinde de kullanılır.

Enerji ilişkileri yönünden diffüzyon, sistemin her yanında bağımsız enerji dengesi kuruluncaya kadar, yüksek bağımsız enerjiye sahip noktalardan, düşük bağımsız enerjiye sahip noktalara geçerek olur. Bu durumun, bitki yaşamı
bakımından önemi büyüktür. Çünkü bitki çevresinde bulunan suyun ve suda eri*miş durumda bulunan besin maddelerinin bitki tarafından alınması, hücreden hücreye geçmesi, çoğu kez yukarıdaki kurallara bağlı olarak dîffüzyon yoluyla gerçekleşir. Su ve besin maddeleri (anyon veya katyon olarak) daha çok toprak altı organı olan kökler ve kısmen de olsa toprak üstü organları aracılığıyla alınır. Atmosferdeki su buharı, karbondioksit ve oksijenin bitki tarafından alınması ve verilmesinde, yapraklardaki gözenekler, topraktaki su ve içinde çözünmüş bulunan tuzların alınmasında ise kılcal kökler, dîffüzyon yoluyla bu olayı gerçekleştirir.

HANGİ DURUMDA BİTKİ ÇİMLENMESİ OLMAZ

Çimlenmeyi etkileyen çevre koşulları uygun biçimde sağlanamazsa çimlenme gerçekleşemez.
       Suyun tohum tarafından emilmesi çimlenme olayının ilk basamağını oluşturur. Suyun alınmasını etkileyen en önemli etmenler tohum ve kabuğunun özelliği ve tohumun çevresinde bulunan alınabilir suyun miktarıdır. Suyun alınma hızını sıcaklık da etkiler, yüksek sıcaklıkların etkisi hızın artması lehinedir. Uygun su miktarını sürekli olark sağlamak güçtür. Çünkü çimlenme, ortamın sıcaklık ve nem yönünden dalgalanmalara uğrayan üst yüzünde oluşur. Zorunlu olarak yüzlek ekilen küçük tohumlarda veya çimlenme hızının düşük olduğu durumlarda sorun daha büyüktür. Sulama sürekli yapılmamalı, ancak aşırı derecede olmamalıdır. Sulamalar genellikle sabahları yapılmalıdır.
     Öğleyin ve yakıcı sıcaklarda, gün ortasındaki sulamalardan kaçınmalıdır. Öte yandan kötü bir drenajla birlikte aşırı bir sulama da çok zararlıdır, çünkü bu durum çimlenme ortamındaki havalanmayı azaltır ve çürümelere neden olur.

OTOMATİK SULAMA SEÇMEK İÇİN


ZAMAN TASARRUFU VE İÇ HUZUR

Artık akşamlarınız bahçenizi sulamak için hortum açıp toplamakla geçmeyecek.Ayrıca, gözünüz arkada kalmadan tatile gidebilirsiniz.Komşunuz siz yokken bitkilerinize ve çimlerinize bakmasını istemenize gerek yok çünkü otomatik sulama kontrol cihazı(timer) sizin için bu görevi yapar.

PARA TASARRUFU

Otomatik sulama sistemi sayesinde su tüketiminizi %40 azaltabilirsiniz.Yaz aylarında,sağlıklı bitkilerin gölgeleri tarafından sağlanan serinletici etki sayesinde klima masraflarını %50 'ye düşürebilir.Kışın sağlıklı bitkiler sizi soğuk rüzgarlardan koruyacaktır.Gerçekleştirilen tasarruflar, yatırımınızı hızlı bir şekilde geri kazanmanıza imkan sağlar.

BİTKİLERİNİZDEN EN İYİ ŞEKİLDE FAYDALANIN

Bir otomatik sulama sistemi ile,Güzel bir bahçe ve sağlıklı bitkiler elde etmek için doğru zaman ve miktarda su dağıtımı yaparak en iyi sonuçları gerçekleştirir.

SUYUN DOĞRU KULLANIMI İLE ÇEVRE KORUNMASI

İdeal ve düzgün su dağıtımı sayesinde dünyanın en değerli kaynağı olan suyun korun masına katkıda bulunursunuz.Aynı zamanda,sağlıklı bitkiler havadaki karbondioksidi emerek oksijen olarak tekrar ortama verdiğinden sera etkisinin azaltılmasına da katkıda bulunursunuz.

DAMLAMA SİSTEMİ İLE MISIR DA DENEME


Kocaeli`de ilk defa denenen damlama su sistemiyle sulama yönteminin sonuçları düzenlenen törenle anlatıldı. Derince'ye bağlı Çavuşlu Köyü İshakçılar Mahallesi`nde gerçekleştirilen etkinlikte pilot tarladaki ürünler ve çalışma süreci tanıtıldı. Hayvancılığın yoğun olduğu derince'de kaba yem ihtiyacını karşılamak üzere ekimi yapılan silajlık mısır tarlasında kurulan ilimizdeki ilk damlama su demonstrasyonunun tanıtım törenine protokol üyeleri de büyük ilgi gösterdi.

SULAMA NEDİR


Sulama, bitkilerin ihtiyaç duyduğu ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun yapay olarak getirilmesi işlemidir. İyi bir sulama optimum yolla yapılabilenidir. Suyu bir kaynaktan alarak tarlaya getirip salıvermek de bir sulama çeşididir. Ancak günümüzde sulama, israf edilmeden yapılabilen sistemler için kullanılan bir tanımlama olmaya başlamıştır. Çünkü su kıt ve çok değerli bir kaynaktır, kolayca israf edilmemesi gerekir. Ayrıca sulama mutlaka drenajla birlikte düşünülmelidir.

Sulama Nedir?
Bitkilerin normal gelişmesi için gerekli olan fakat doğal yollarla karşılanamayan suyun zamanında, bitkinin istediği miktarda ve uygun biçimde toprağa verilmesine sulama denir.

SU KAYNAĞIMIZ

BAŞLICA SU KAYNAĞIMIZ

Canlıların yaşaması için hayati öneme sahip olan En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar, bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur. Dünyamızın %70'ini kaplayan su, bedenimizin de önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak yeryüzündeki su kaynaklarının yaklaşık %0.3'ü kullanılabilir ve içilebilir özelliktedir.

YAĞMURLAMA SİSTEM UNSURLARI


YAĞMURLAMA SULAMA YÖNTEMİ
Yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su alma) hızı yüksek arazilerde yüzey sulama yöntemlerinin uygulanması randıman sağlamamaktadır.
Yine su alma hızı yüksek olan topraklarda, akış uzunluğunu azalması nedeniyle yüzey sulama ekonomik olmamaktadır. Bu gibi topraklarda ideal sulama yağmurlama şeklinde sulamadır.
Bunun gibi bazı durumlarda göz önünde bulundurularak ve sağladığı bir çok avantajlardan dolayı yağmurlama sulama yöntemi özellikle gelişmiş ülkelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.
Bu “Yağmurlama sulama yöntemi”nin özelliklerini, uygulama şekillerini ve önemini sizlere elimizden geldiğince anlatmaya çalışalım.

 

Copyright 2008 All Rights Reserved | SULAMA SİSTEMLERİ BİLGİ PORTALI - Otomatik Sulama Sistemleri ,Peyzaj Sulama sistemi

herşey google><sulama + sulama sistemleri + otomatik sulama sistemleri + damlama sulama sistemleri + yağmurlama sulama sistemi + manuel sulama + rain bird+sapanca