Su bütün canlılar için en önemli doğal kaynaklardan biridir.İnsan kullanımı, ekosistem kullanımı, ekonomik kalkınma, enerji üretimi, ulusal güvenlik gibi suyun gerekli olduğu birçok sektör vardır. Sürdürülebilir kalkınma için en önemli yaşamsal kaynaklardan biri sudur. 20. yüzyılda dünya nüfusu 19.yüzyıla oranla üç kat artmasına rağmen, su kaynaklarının kullanımının altı kat arttığı belirlenmiştir.
Su yenilenebilir bir kaynaktır, bu anlamda sürdürülebilir kullanımı mümkündür; Ancak günümüzde hızlı tüketim, kaynaklardan yararlananlara eşit fırsatlar ve yararlar sağlayacak şekilde sürdürülebilirlikten çok uzaktadır.
Türkiye dünyanın en hızlı nehirlerinden birkaçına sahip olsa da su rezervleri bakımında alt sıralarda yer almaktadır. Türkiye’de su kaynaklarının yönetimi uluslararası standartlarda iyi ve sürdürülebilir bir yönetim politikası benimsenmediği için geleceğe ilişkin tehditler ciddi boyutlara ulaşmıştır.
Genellikle, bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için, günde en az 25 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir. Ancak, çağdaş bir insanın sağlıklı bir biçimde yaşaması için gereken içme, yemek pişirme, yıkanma, çamaşır gibi amaçlarla kullanılacak su dikkate alındığında, kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı 150 litre olarak kabul edilmektedir. Dünya genelinde bölgelere göre kişi başına su tüketim miktarları sanayileşmiş ülkelerde 266 litre iken Afrika’da 67, Asya’da 143, Arap ülkelerinde 158, Latin Amerika’da 184 litredir. Türkiye'de ise kişi başına günlük su tüketimi ortalama 111 litredir.
Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3 arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 m3’lük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.
Ülke- Kıta Ortalaması
Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Miktarı (yıllık)
SURİYE
1.200 m3
LÜBNAN
1.300 m3
TÜRKİYE
1.430 m3
IRAK
2.020 m3
ASYA ORTALAMASI
3.000 m3
BATI AVRUPA ORT.
5.000 m3
AFRİKA ORT.
7.000 m3
GÜNEY AMERİKA ORT.
23.000m3
DÜNYA ORT.
7.600 m3
Tablo 1: Dünyada Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Miktarları
DSİ Genel Müdürlüğü verileri, 2030 yılında su kaynaklarımızın %100 verimle kullanılacağını öngörür. 2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak olan Türkiye, kişi başına düşen 1100 m3 kullanılabilir su miktarıyla, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna gelecektir. Bu veriler göz önüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, Türkiye’nin çok ciddi bir su kriziyle mücadele etmesinin kaçınılmaz olduğu görülür. Bu tehlikeyi en aza indirmek için, su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmelidir.
otomatik sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otomatik sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KONTROL CİHAZLARI VE SEÇİMİ
1 KONTROL CİHAZLARINA GENEL BAKIŞ
Sistemdeki otomatik vanaları (solenoid vanaları) kumanda eden sulama için özel tasarlanmış pilli yada kablolu kontrol cihazlardır.
- Toplam istasyon adedine uygun olarak seçilmelidir. Bazı kontrol cihazları istasyon çıkış güçleri itibariyle birden fazla vana çalıştırabilir, aynı anda çalışacak vanalar tek istasyona bağlanabilir. Bu özellik cihaz seçiminde dikkate alınmalıdır.
- Kontrol cihazları içeride yada dışarıda monte edilebilir,bu durumda bu konumlara uygun cihazlar seçilmelidir. Dışarıda kullanılacak cihazlar nem, yağmur vs karşı mutlak dış kabinli olmalıdır.
- Kontrol cihazı, projemizde yer alan bitki örtüsünün sulanması için gerekli donanıma sahip olmalı, program kabiliyeti uygulanacak sulama programları için yeterli olmalıdır.
- Projemizde elektrik durumuna uygun olarak, pilli yada şebeke elektriğinden güç alan kablolu cihazlar kullanılabilir. Uygun olması halinde kablolu cihazlar daha konforlu oldukları için tercih edilmelidir.
- Kontrol cihazları elektrik besleme hattına yakın olmalıdır.
- Kontrol cihazlara erişim kolay olmalıdır.
- Islak hacimlerden uzak olmalıdır.
- Çok yağış alan ılıman iklime sahip bölgelerde kontrol cihazına yağmur sensörü takılmalıdır
2 KABLOLU VE PİLLİ SİSTEM KARŞILAŞTIRMA
- KABLOLU SİSTEM MERKEZİ KONTROL SİSTEMİDİR. SİSTEM TEK MERKEZDEN KONTOL EDİLİR.
Pilli sistemde her vana kendi ayrı ayrı programlanır ve her program değişikliği vana yanına gidilerek ayrı ayrı programlanır . - KABLOLU SİSTEMDE SULANACAK BÖLGEYE MÜDAHALE ETMEK TEK TUŞLA MÜMKÜNDÜR.
Pilli sistemde ise, Müdahale edilecek bölgedeki tüm vanaları tek-tek dolaşmak gerekir. - MERKEZİ KONTROL SİSTEMİNDE ÇALIŞMAYAN VANA ,ÇİHAZIN İKAZ SİSTEMİ SAYESİNDE HABERDAR OLUNUR.
Pilli sistemde çalışmayan yada pili biten kontrol cihazını tespit etmek mümkün değildir. - KABLOLU SİSTEME BİR ADET YAĞMUR SENSÖRÜ BAĞLANIR.
Pilli sistemde Yağmur sensörü kullanılamaz .Kullanılsa bile her vana merkezine ayrı ayrı sensör bağlamak gerekir bu da maliyeti gereksiz arttırır. - MERKEZİ SİSTEM TEK ÜNİTEDEN OLUŞUR ARIZALANMASI HALİNDE MÜDEHALESİ KOLAY BAKIMI SON DERECE BASİTTİR.
Pilli sistemde vana adedi kadar kontrol cihazı mevcuttur.Arıza olasılığı çok yüksek,işletme maliyeti çok fazla,arıza tespiti çok zordur. Tamamen su geçirmez dizayn olduğu için kontrol ünitesine müdahale mümkün değildir mutlaka yenisi ile değiştirmek gerekir,buda işletme maliyetini son derece arttırır. - KABLOLU SİSTEM MERKEZİDİR VE MÜDAHALESİ KONTROL ÇİHAZI KİLİT ANAHTARI OLAN YETKİLİ KİŞİLERCE YAPILIR.
Pilli sistem sahada dağınık olduğu için, cihaza herkes ulaşabilir çalınma ve zarar görme riski yüksektir. - KABLOLU SİSTEM DIŞ MEKAN VE YAĞMUR GEÇİRMEZDİR.
Pilli sistem vana kutuları içerisinde, her ne kadar su geçirmez imal edilse de yağışlı havalarda su içerisinde kalır gerek kablo bağlantıları gerekse pil yatak ünitesi zamanla bu özelliğini yitirir ve cihaz arızalanır bu durumda yukarıda bahsedildiği gibi tamir şansı yoktur yenisi ile değiştirilir. - KABLOLU SİSTEMDE MEVSİMSEL SULAMA SÜRESİ DEĞİŞİKLİĞİ TEK TUŞ HAREKETİ İLE DEĞİŞTİRİLİR.YANLIŞ PROGRAMLAM GİRİLSE BİLE ÇİHAZ YA İKAZ EDER YADA PROGRAMI KENDİ DÜZELTİR.
Pilli sistemde Mevsimsel sulama süre değişikliği tüm vanalar tek, tek dolaşılarak ve yeniden program yapılarak değiştirilebilir.Yapılacak programın doğru olması için ayrı bir yazılıma ihtiyaç vardır yanlış programlama sistemin çalışma basıncını ve debisini etkiler buda sulama sisteminin performansında düşüklüklere sebep olur.
3.OTOMASYON
Kontrol cihazını mümkün olduğunca bütün solenoid vanaları görebilecek uygun bir konuma yerleştirdik. Kontrol cihazı olarak 4 istasyonlu kablolu dış ünite zaman role cihazı seçildi.
Solenoid vanaları mevcut sulama kabloları düşünülerek dörderli iki guruba ayırdık.
5 x0,8 mm özel toprak altı sulama kablosu ile kontrol cihazına bağlantıyı yaptık.5 Damarlı kablolardan birini 4 vananın ortak ucu olarak, geride kalan 4 damarı her vananın sinyal ucu olarak tek tek DBY su geçirmez kablo klemensleri kullanarak kontrol cihazına bağlantısını yaptık Kablolar ana boru yanına aynı kanal içine döşendi.
OTOMATİK SULAMA SİSTEMİ DENİNCE...
Sahip olduğunuz bahçenizin sulama işinin zaman, iş gücü ve ekonomik açıdan azalması sizler için büyük kolaylık sağlayacaktır. Otomatik sulama sistemleri pratik olması açısından iş gücü ve zamanı azaltır. Üstelik son dönemlerde büyük su kıtlıklarının yaşandığı ülkemizde su kaynaklarını en tasarruflu biçimde kullanmanızı sağlar.
Su insanlar için ne kadar önemliyse bitkiler için de bir o kadar önemlidir. Unutmayalım ki su canlıların yaşamında en fazla gereksinim duyduğu likit maddedir. İnsanlar su tüketiminde nasıl düzenli ve ihtiyaca yönelik uygulamada bulunuyorsa bu işlem bitkiler içinde aynıdır. Bitkiye yetersiz su verdiğinizde bitki susuz kalacağından kurur. Eğer gerektiğinden fazla su verirseniz de bitki kökü çürüyerek zarar görür ve sonucunda bitki yine ölür. Bu nedenlerle bitki sulamada en uygun miktarda ve belli zaman aralıklarında sulama yapmak otomatik sulama sistemleri ile mümkün olacaktır.
Günümüzde kentleşmenin yoğun olduğu ülkemizde otomatik sulama sistemlerinin de önemi bir hayli artmıştır. Bahçenizde çimlerin homojen olarak sulanması, çimlerinizin sağlıklı şekilde durmasına büyük katkı sağlayacaktır. Homojen olarak sulama işlemini manuel şekilde göz kararı sizin yapmanız çok zor hatta imkansız bir işlemdir. Bu bağlamda otomatik sulama sistemine ihtiyaç duyarsınız.
Ülkemizde daha çok salma sulama yöntemi yaygındır. Fakat bu yöntemde su büyük oranda israf olmakta ve fazla su toprağın verimini de azaltmaktadır. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için otomatik sulama sistemleri geliştirilmiştir. Otomatik sulama sistemlerini kullanan çiftçiler hem zamandan, hem iş gücünden, hem su kaynağından tasarruf etmiş; ve topraklarını en verimli şekilde işlemenin tadını çıkartmışlardır.
Firmamız otomatik sulama sistemlerinde siz müşterilerimize dünyadaki sulama sistemleri standartlarına uygun bir hizmet vermektedir. Tarımsal ve eviniz bahçesinde daha verimli ve pratik bir sulama imkanı için otomatik sulama sistemlerini deneyin diyoruz.
OTOMATİK SULAMA SİSTEMİNİN ÖNEMİ
BAHÇENİZ İÇİN SUYUN ÖNEMİ
Bahçelerin sulanmasında sulama suyunun kalitesine ilişkin değerlerin (sertlik,kireç ve tuzluluk,PH) bilinmesi ve olumsuz özelliklerin iyileştirilmesi bitkilerin sağlıklı gelişimi açısından çok önemlidir.Bunun yanısıra bitki sulama teknikleri son yıllarda su ekonomisi ve bitki su ilişkisi açısından önem kazanmıştır.
Bahçelerin sulanmasında sulama suyunun kalitesine ilişkin değerlerin (sertlik,kireç ve tuzluluk,PH) bilinmesi ve olumsuz özelliklerin iyileştirilmesi bitkilerin sağlıklı gelişimi açısından çok önemlidir.Bunun yanısıra bitki sulama teknikleri son yıllarda su ekonomisi ve bitki su ilişkisi açısından önem kazanmıştır.
Günümüzde bilinen sulama teknikleri.
Salma sulama,karık sulama
Elle sulama,
Yağmurlama sulama,
Damlama sulama,
Terleme sulama.
Salma sulama ve elle sulama bilinen en basit sulama yöntemlerdir. İnsanlar bu işleri günlük yaşam saatlerinde yaptıklarından sulamanın zamanı ve miktarı kontrol edilemez. Sulama doğru zamanlarda ve miktarlarda yapılmaz ise bitki sağlığı ve gelişimi açısından çok büyük sakıncalar doğurur. Örneğin toprakta tuzlanma, yaprak yanıkları, mantar hastalıkları, renk farklılıkları, yosunlaşma, kök çürüklüğü gibi birçok sorun oluşturur. Gün içerisinde, yüksek ısılarda yapılan sulamalar, evopotransprasyon (total buharlaşma) ile büyük su kayıplarına yol açtığı gibi toprak kalitesini ve bitki beslenme dengesini bozar.
Yağmurlama, damlama, terleme sulama sistemleri kontrollü sulama teknikleridir. Yağmurlama sulama sistemleri; yerüstü sprinker sistemler, yeraltı rotor ve sprinker sistemler, sprey sulamaları olmak üzere üç farklı şekilde, otomatik ve manuel olarak tesis edilebilir.
Otomatik sistemlerde sulama zamanları, miktarları kontrol edilebilir..Böylece sulama sonucu doğabilecek birçok olumsuzluğun önüne geçilir. Örneğin, bitkilerin sudan en iyi faydalanabildiği zaman dilimi, sabaha karşı 04.00 -05.00 saatleri arasıdır.Fakat insanların bu saatlerde sulama işini yapmaları mümkün olmamaktadır. Otomatik olarak programlanan bir sistemde ise; insan faktörü devre dışı kalır. En uygun zaman diliminde sistem kendisi devreye girerek yeterli zaman ve miktarda sulama yapar.
Diğer bir sulama tekniği olan damlama ve toprak altı terleme sulama sistemleri de otomatik olarak işletilebilen sistemlerdir.
Damlama ve terleme sistemlerinde de su miktarı ve zaman kontrol edilebilir.Gerek su ekonomisi gerekse topraktan sulanması gereken bitkilerin sağlığı açısından çok önemli sulama teknikleridir. Dünyada hızla gelişen bir teknoloji olan otomatik sulama sistemleri sayesinde suyun ekonomik kullanılması, toprağın ve bitkilerin kalitesinin geliştirilmesi mümkün olmuştur.
Kaynak:peysaj center
OTOMATİK SULAMA ÖNEMİ
| Belediye park bahçe sulaması |
İyi planlanmış ve uygulamasıda iyi bir şekilde yapılan otomatik sulama sistemi ile bahçeler uzun yıllar ilk yılki canlılığını koruyarak kullanıcısını memnun etmekte olup işi üstlenen yapan bir firma için ise gurur vericidir.
Kötü tasarlanmış bir sulama sistemi olan peyzajlar zamanla deforme olmakta ve o güne kadar bahçe için yapılan, harcamalar ise boşa gitmektedir.
Bu durum gösteriyorki işi üstlenecek firmanın branşında profesyonel olup garantili bir uygulama sonucunda müşterisinin memnuniyetini kazanması aslında her iki tarafında memnun kalmasıdır.
BİTKİ,SU,TOPRAK MÜNASEBETLERİ NEDİR
BİTKİ, SU, TOPRAK MÜNASEBETLERİ
Büyüyen bir bitkinin ihtiyaçları ışık, sıcaklık, su, oksijen, karbondioksit, mineral besinler ve mekanik destektir. Bunlardan ışık ve karbondioksit ve kısmında destek hariç diğerleri toprak tarafından temin edilir.
Bitkilerin besinlerinin temininde iki kuvvet rol oynar:
1- Osmatik Kuvvet,
2- Emme Kuvveti.
Mineral besinlerin absorbe edilişi karışık bir olaydır. Bitki içerisindeki suyun yoğunluğunun toprak eriyiğinden fazla olması halinde osmoz olay sayesinde kök hücreleri zarlarından az yoğun toprak suyu içerisindeki mineral eriyikleri bitki hücresine geçer.
Bu hareket için lüzumlu enerji ise bitki kök hücrelerindeki organik maddelerin toprak boşluğundaki 02 ile yakılması sayesinde elde edilir.
Toprak Su Münasebetleri :
Sulanan alanlarda özel bir öneme sahip olan toprak su ilişkileri, bitkilere yarayışlı, suyun toprakta tutulmasını ve suyun toprak içerisinde çeşitli akım veya hareketlerini kapsar. Ayrıca, toprak suyunun buharlaşması sonucu toprakta ortaya çıkan tuzluluk ve alkalilik durumları da toprak-su münasebetlerinin önemini ortaya koyar. Toprak ve su arasındaki ilişkiler bazı fiziksel özelliklerine bağlı olarak karşılıklı etkileşimlerinin bir sonucudur. Bu bakımdan bazı özelliklerin bilinmesinde fayda vardır.
Büyüyen bir bitkinin ihtiyaçları ışık, sıcaklık, su, oksijen, karbondioksit, mineral besinler ve mekanik destektir. Bunlardan ışık ve karbondioksit ve kısmında destek hariç diğerleri toprak tarafından temin edilir.
Bitkilerin besinlerinin temininde iki kuvvet rol oynar:
1- Osmatik Kuvvet,
2- Emme Kuvveti.
Mineral besinlerin absorbe edilişi karışık bir olaydır. Bitki içerisindeki suyun yoğunluğunun toprak eriyiğinden fazla olması halinde osmoz olay sayesinde kök hücreleri zarlarından az yoğun toprak suyu içerisindeki mineral eriyikleri bitki hücresine geçer.
Bu hareket için lüzumlu enerji ise bitki kök hücrelerindeki organik maddelerin toprak boşluğundaki 02 ile yakılması sayesinde elde edilir.
Toprak Su Münasebetleri :
Sulanan alanlarda özel bir öneme sahip olan toprak su ilişkileri, bitkilere yarayışlı, suyun toprakta tutulmasını ve suyun toprak içerisinde çeşitli akım veya hareketlerini kapsar. Ayrıca, toprak suyunun buharlaşması sonucu toprakta ortaya çıkan tuzluluk ve alkalilik durumları da toprak-su münasebetlerinin önemini ortaya koyar. Toprak ve su arasındaki ilişkiler bazı fiziksel özelliklerine bağlı olarak karşılıklı etkileşimlerinin bir sonucudur. Bu bakımdan bazı özelliklerin bilinmesinde fayda vardır.
SULAMA SİSTEMİNDE OTOMASYON
![]() |
| Kontrol ünitesi ve Yağmur sensörü |
Sulama sisteminin Yağmurlu günlerde çalışmasına gerek yoktur. Böyle durumlarda sulama sisteminin kapatılması genellikle unutulur veya kullanıcı evde olmadığından sulama sistemi gereksiz yere çalıştığından tasarruf sağlanamaz.Sulama sistemlerinde fazla su giderinin önüne geçmenin bir yolu sulama sisteminizde yağmur sensörü kullanmaktır. Bu sensör sayesinde yağmurun belli bir yağış oranına ulaşması durumunda sulama programını devre dışı bırakarak sulama sisteminizin boş yere çalışmasını önleyerek maddi kazanç sağlar.
Otomatik bahçe sulama sistemlerinin çim ve bitkiler için en büyük avantajı, suyun toprağa günün en serin zamanında, olması gerektiği gibi ne fazla ne de eksik homojen bir şekilde verilebilmesidir. Bunu da ancak otomasyonla sağlanabilir.
OTOMATİK SULAMADA FARMVİLLE OYUNU
Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde modern sulama sistemine geçen çiftçiler, meyve bahçelerinin sulamasını internet üzerinden bir tuşla yapabilecek. Bölgede başlatılan damlama sulama sistemleri çalışmalarının hızla devam ettiğini belirten Yeşilçiftlik Toprak Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Burhan, yeni sulama sistemlerinin internet üzerinden kontrol edilebildiğini söyledi. Hedeflerinin ilk etapta 10 bin dönüm arazinin damla sulama sistemi ile sulanabilir hale getirilmesi olduğunu ifade eden Burhan, ”Toplu damla sulama sisteminde ülkemizde internet üzerinden bilgisayar programı ile sulama yapan ilk kooperatiflerdeniz.Kooperatif yönetimi olarak ortaklarımızdan istediğimiz, yapılan sistemin kendi mülkiyetleri olarak görüp sahiplenmeleridir” dedi. Bölgenin en önemli gelir kaynağının Napolyon kirazı olduğunu belirten Burhan, şunları söyledi: ”Giderek azalan su kaynaklarımızın daha ekonomik kullanılarak, en yüksek verimi sağlamak adına sulama sistemleri konusunda yapmış olduğumuz araştırmalar neticesinde, en son teknolojinin uygulandığı damla sulama sistemlerini bulduk.
Bu amaçla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi (KKYD) programı çerçevesinde yüzde 75 hibe yardımı aldık. 2 bin 387 dönümü hibeli, 4 bin 120 dönümü ise kooperatifimizin imkanlarıyla toplamda 6 bin 500 dönüm araziye tam otomatik damla sulama sistemi döşettik. Bu sisteme de önümüzdeki günlerde su vermeye başlayacağız.”dedi.
Yeni sistemin çiftçiye büyük kolaylık getirdiğini belirten Burhan, çiftçilerin evlerindeki bilgisayarlar aracılığı ile internet üzerinden kolaylıkla sulama yapabileceklerini belirtti.
kaynak:portal.web
SULAMA TEKNİKERİ ,MESLEĞİ VE ÖZELLİKLERİ
Sulama Teknikeri Mesleği ve Özellikleri
Kamuya ve özel sektöre ait kuruluşların yeşil alan düzenlemelerine, fidanlık ve seralara otomatik sulama projeleri yapan ve uygulayan kişidir.
GÖREVLER
- Sulanacak alanın sulama projesini ve keşfini hazırlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri belirler,
- Projeye uygun malzemenin satın alınmasını sağlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri sulama alanına uygular ve deneme çalışması yapar,
- Uygulanan projede meydana gelen arıza ve sorunları gidermeye çalışır,
- Uygulanan projenin sonuçlarını izler.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Kağıt, kalem, cetvel, gönye, pergel, şablon, rapido, çini mürekkebi gibi ölçüm ve çizim aletleri,
- Çizim masası ve çeşitli büro malzemeleri,
- Bilgisayarlar ve hesap makineleri,
- Sulama ekipmanları, PVC ve PE borular, sulama başlıkları,
- Çeşitli sulama projeleri ve sulama alanındaki uygulamalarla ilgili çeşitli doküman ve kitaplar.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Sulama Teknikeri olmak isteyenlerin;
- Fen ve matematik derslerine ilgili,
- Sayısal düşünme gücü olan,
- Bir işi planlayıp yürütebilme yeteneğine sahip,
- Bedence sağlam ve dayanıklı,
- Başkaları ile iyi iletişim kurabilen,
- Dikkatli,sabırlı,açık hava koşullarında ve inşaat ortamında çalışmayı kabullenmiş
kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
- Çalışma ortamı açık hava olan Sulama Teknikeri, gün ışığına bağlı olarak şantiye koşullarında çalışır. Çalışma ortamı çamurlu, toz ve topraklıdır. Çalışma sırasında amirlerle, işçilerle, tesisat ve elektrik ustalarıyla ve doğrudan müşterilerle ilişkide bulunur.
- İşyerinin yapısına göre, cumartesi, pazar günleri de çalışılabileceği gibi, gece vardiyaları ve fazla mesai yapma zorunlulukları da mevcuttur.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Sulama Teknikerleri; Belediyelerde, Orman ve Tarım Bakanlığına bağlı fidanlıklarda, sportif ve turistik tesislerde, sulama işi yapan firmalarda ve kendi kuracakları işyerlerinde çalışabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu mesleğin eğitimi İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Ormancılık Meslek Yüksekokulu Sulama Teknolojisi bölümünde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Meslek liselerinin altyapı, altyapı (inşaat), inşaat, üstyapı, üstyapı (inşaat), yapı, yapı (kagir-ahşap), yapı ressamlığı, yapıcılık, çay teknolojisi, süs bitkileri, tarım, ziraat, Genel Ziraat, Makine(Tarım Meslek Lisesi), Makine- Tarım Teknolojisi, Peyzaj,Tarım Teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar “Sulama Teknolojisi” ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerinden ya da liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile açık olan programlara isteklerine ve ÖSS’nda yeterli Sayısal (SAY-1) puanı almaları koşuluyla yerleştirilebilirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitimin süresi 2 yıldır.
- Programda okutulan belli başlı dersler şunlardır; Temel matematik, teknik çizim, toprak bilgisi, elektrik bilgisi, hidrolik bilgisi, bitki koruma, su koruma, bitki materyali, sulamaya giriş, sulama sistemi tasarımı, sulama uygulama tekniği, keşif ve ihale esasları, drenaj ve arazi ıslahı, şantiye tekniği.
- Eğitimin ilk yılında daha çok teorik dersler bulunmakta, ikinci yılda ise daha çok uygulamaya dönük ders ve proje çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca her yılın sonunda her biri 30 iş günü olmak üzere iki adet mecburi staj bulunmaktadır.
MESLEKTE İLERLEME
“Sulama Teknolojisi” ön lisans programını başarı ile tamamlayanlar, ÖSYM tarafından yapılan Dikey Geçiş sınavında başarılı oldukları taktirde, bölümleri ile ilgili Tarım Teknolojisi lisans programına dikey geçiş yapabilirler.
İşyerlerinde kısım şefi olabilirler.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Öğrencilerin belirli dönemlerde işletmelerde staj yapma zorunluluğu vardır. Bu staj döneminde işletmelerce uygun görülmesi halinde bir ödenek alabilmektedirler. Haftanın 3 veya 4 gününe ders programı sıkıştırılarak kalan 3 veya 4 günde ücretli çalışma imkanları bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlarca sağlanan kredi ve burslardan yararlanma olanağı vardır.
Sulama Teknikerleri işe ilk başladıklarında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaları halinde, işçi ya da memur kadrolarına göre devlet tarafından belirlenen ücreti alırlar. Özel sektörde çalışanlar ise asgari ücret ile asgari ücretin 3 katı arasında değişen oranlarda ücret alabilmektedirler. Ücretler ve sendikal haklar, uzmanlığa, iş becerisine ve çalışılan kurumun yapısına bağlı olarak zaman içinde artabilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Ormancılık Meslek Yüksekokulu,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde meslek danışma merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.
Kamuya ve özel sektöre ait kuruluşların yeşil alan düzenlemelerine, fidanlık ve seralara otomatik sulama projeleri yapan ve uygulayan kişidir.
GÖREVLER
- Sulanacak alanın sulama projesini ve keşfini hazırlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri belirler,
- Projeye uygun malzemenin satın alınmasını sağlar,
- Sulama projesine uygun malzemeleri sulama alanına uygular ve deneme çalışması yapar,
- Uygulanan projede meydana gelen arıza ve sorunları gidermeye çalışır,
- Uygulanan projenin sonuçlarını izler.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Kağıt, kalem, cetvel, gönye, pergel, şablon, rapido, çini mürekkebi gibi ölçüm ve çizim aletleri,
- Çizim masası ve çeşitli büro malzemeleri,
- Bilgisayarlar ve hesap makineleri,
- Sulama ekipmanları, PVC ve PE borular, sulama başlıkları,
- Çeşitli sulama projeleri ve sulama alanındaki uygulamalarla ilgili çeşitli doküman ve kitaplar.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Sulama Teknikeri olmak isteyenlerin;
- Fen ve matematik derslerine ilgili,
- Sayısal düşünme gücü olan,
- Bir işi planlayıp yürütebilme yeteneğine sahip,
- Bedence sağlam ve dayanıklı,
- Başkaları ile iyi iletişim kurabilen,
- Dikkatli,sabırlı,açık hava koşullarında ve inşaat ortamında çalışmayı kabullenmiş
kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
- Çalışma ortamı açık hava olan Sulama Teknikeri, gün ışığına bağlı olarak şantiye koşullarında çalışır. Çalışma ortamı çamurlu, toz ve topraklıdır. Çalışma sırasında amirlerle, işçilerle, tesisat ve elektrik ustalarıyla ve doğrudan müşterilerle ilişkide bulunur.
- İşyerinin yapısına göre, cumartesi, pazar günleri de çalışılabileceği gibi, gece vardiyaları ve fazla mesai yapma zorunlulukları da mevcuttur.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Sulama Teknikerleri; Belediyelerde, Orman ve Tarım Bakanlığına bağlı fidanlıklarda, sportif ve turistik tesislerde, sulama işi yapan firmalarda ve kendi kuracakları işyerlerinde çalışabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu mesleğin eğitimi İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Ormancılık Meslek Yüksekokulu Sulama Teknolojisi bölümünde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Meslek liselerinin altyapı, altyapı (inşaat), inşaat, üstyapı, üstyapı (inşaat), yapı, yapı (kagir-ahşap), yapı ressamlığı, yapıcılık, çay teknolojisi, süs bitkileri, tarım, ziraat, Genel Ziraat, Makine(Tarım Meslek Lisesi), Makine- Tarım Teknolojisi, Peyzaj,Tarım Teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar “Sulama Teknolojisi” ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerinden ya da liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile açık olan programlara isteklerine ve ÖSS’nda yeterli Sayısal (SAY-1) puanı almaları koşuluyla yerleştirilebilirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitimin süresi 2 yıldır.
- Programda okutulan belli başlı dersler şunlardır; Temel matematik, teknik çizim, toprak bilgisi, elektrik bilgisi, hidrolik bilgisi, bitki koruma, su koruma, bitki materyali, sulamaya giriş, sulama sistemi tasarımı, sulama uygulama tekniği, keşif ve ihale esasları, drenaj ve arazi ıslahı, şantiye tekniği.
- Eğitimin ilk yılında daha çok teorik dersler bulunmakta, ikinci yılda ise daha çok uygulamaya dönük ders ve proje çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca her yılın sonunda her biri 30 iş günü olmak üzere iki adet mecburi staj bulunmaktadır.
MESLEKTE İLERLEME
“Sulama Teknolojisi” ön lisans programını başarı ile tamamlayanlar, ÖSYM tarafından yapılan Dikey Geçiş sınavında başarılı oldukları taktirde, bölümleri ile ilgili Tarım Teknolojisi lisans programına dikey geçiş yapabilirler.
İşyerlerinde kısım şefi olabilirler.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Öğrencilerin belirli dönemlerde işletmelerde staj yapma zorunluluğu vardır. Bu staj döneminde işletmelerce uygun görülmesi halinde bir ödenek alabilmektedirler. Haftanın 3 veya 4 gününe ders programı sıkıştırılarak kalan 3 veya 4 günde ücretli çalışma imkanları bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlarca sağlanan kredi ve burslardan yararlanma olanağı vardır.
Sulama Teknikerleri işe ilk başladıklarında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaları halinde, işçi ya da memur kadrolarına göre devlet tarafından belirlenen ücreti alırlar. Özel sektörde çalışanlar ise asgari ücret ile asgari ücretin 3 katı arasında değişen oranlarda ücret alabilmektedirler. Ücretler ve sendikal haklar, uzmanlığa, iş becerisine ve çalışılan kurumun yapısına bağlı olarak zaman içinde artabilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Ormancılık Meslek Yüksekokulu,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde meslek danışma merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.
SULAMA SİSTEMLERİ
| Dar ve uzun alanlar için |
| Küçük ve geniş alanlar |
| Büyük geniş alanlar |
TOPRAK SUYUNUN HAREKETİ
0
yorum
Etiketler:
bahçe sulama,
otomatik sulama,
peyzaj,
polieliten boru,
sulama,
tarımda sulama,
tarla sulama,
yağmurlama sulama
1- Doymuş Akış:
Doymuş toprakta gözeneklerin tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu su ile doludur. Bu durum taban suyu bölge sinde ve bazen ağır yağmurlardan ve sulamalardan sonra meydana gelebilir. Doymuş akışla da su yerçekiminin etkisiyle dikey olarak aşağıya veya eğiminin olduğu tarafa doğru olur ve tek yönlü bir akıştır. Bu hareket ancak tarla kapasitesine ulaşıncaya kadar devam eder. Tarla kapasitesinden sonra doymuş akış durur.
2- Doymamış Akış :
Toprak genellikle doymuş halde bulunmaz. Ama bu durumda da toprak içerisinde bulunan su da bir akış yani hareket söz konusudur. Toprak bitki su ilişkileri genellikle doymamış toprak şartlarında oluşmaktadır.
Biz bu ayrımı yaparken sanki bu akışların birbirinden bağımsızmış gibi bir durumun ortaya çıktığını farkediyoruz. Oysa toprakta suyun hareketi girifttir. Yani aynı anda hem doymuş akış hem de doymamış akış meydana gelebilir. Bir toprak katmanında dikey aşağıya doğru doymuş akış gerçekleşirken suya ihtiyaç olan yan bölgelerde veya komşu katmanlarda kapillar hareket neticesinde doymamış akışlar meydana gelebilir ki genellikle öyle olur. Bu anlamda toprak yüzeyinden itibaren suyun hareketini inceleyelim.
3- İnfiltrasyon :
Yağmur ve sulama sularının toprak yüzeyinden, toprak içine girişi infiltrasyon" , suyun toprak içinde aşağılara doğru hareketine "perkolasyon" olarak adlandırılır.
Toprak yüzeyinde bulunan suyun toprağa girişi ve profil boyunca aşağılara doğru hareketi iki kuvvetin etkisinde olmaktadır. Bu kuvvetler yer çekimi ve kapillar kuvvetlerdir. Suyun yüzeyden derinlere doğru hareketi sırasında büyük gözenekler yerçekiminin etkisiyle küçük gözenekler ise kapillarite yoluyla dolarlar. Toprakta suyun hareketli danelerin küçüklüğü oranında yavaşlar. Bu nedenle ince tekstürlü toprakların su tutma kapasiteleri çok yüksek olduğu halde iletim kapasiteleri oldukça düşüktür. Çok fazla killi topraklarda su hareketi pratik olarak yok kabul edilir. Bu gibi topraklarda granülasyon, organik madde ilavesi veya diğer yollarla sağlanmadıkça drenaj yavaş ve etkisiz olur. Kaba bünyeli toprakların ise gözeneklerinin geniş olmasından dolayı geçirgenlikleri yüksektir.
Bu arada kapillar hareketi görelim ve infiltrasyona devam edelim.
Çapları çok küçük olan borulara kapillar boru denir. Sıvıların borular içerisinde yükselmesi veya alçalması ve bulunduğu seviyede dengede tutulmasına kapillarite denir.
Kapillarite sıvıların yüzey gerilimi ile sıvı-katı ayrım düzeyinde ortaya çıkar. Temas açısında çekim kuvveti (adhezyon) ortaya çıkar ve bu kuvvet sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvvetinden (kohezyon) daha fazla ise sıvı katı yüzey tarafından çekilir ve sıvı boruda yükselir.
Doymuş toprakta gözeneklerin tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu su ile doludur. Bu durum taban suyu bölge sinde ve bazen ağır yağmurlardan ve sulamalardan sonra meydana gelebilir. Doymuş akışla da su yerçekiminin etkisiyle dikey olarak aşağıya veya eğiminin olduğu tarafa doğru olur ve tek yönlü bir akıştır. Bu hareket ancak tarla kapasitesine ulaşıncaya kadar devam eder. Tarla kapasitesinden sonra doymuş akış durur.
2- Doymamış Akış :
Toprak genellikle doymuş halde bulunmaz. Ama bu durumda da toprak içerisinde bulunan su da bir akış yani hareket söz konusudur. Toprak bitki su ilişkileri genellikle doymamış toprak şartlarında oluşmaktadır.
Biz bu ayrımı yaparken sanki bu akışların birbirinden bağımsızmış gibi bir durumun ortaya çıktığını farkediyoruz. Oysa toprakta suyun hareketi girifttir. Yani aynı anda hem doymuş akış hem de doymamış akış meydana gelebilir. Bir toprak katmanında dikey aşağıya doğru doymuş akış gerçekleşirken suya ihtiyaç olan yan bölgelerde veya komşu katmanlarda kapillar hareket neticesinde doymamış akışlar meydana gelebilir ki genellikle öyle olur. Bu anlamda toprak yüzeyinden itibaren suyun hareketini inceleyelim.
3- İnfiltrasyon :
Yağmur ve sulama sularının toprak yüzeyinden, toprak içine girişi infiltrasyon" , suyun toprak içinde aşağılara doğru hareketine "perkolasyon" olarak adlandırılır.
Toprak yüzeyinde bulunan suyun toprağa girişi ve profil boyunca aşağılara doğru hareketi iki kuvvetin etkisinde olmaktadır. Bu kuvvetler yer çekimi ve kapillar kuvvetlerdir. Suyun yüzeyden derinlere doğru hareketi sırasında büyük gözenekler yerçekiminin etkisiyle küçük gözenekler ise kapillarite yoluyla dolarlar. Toprakta suyun hareketli danelerin küçüklüğü oranında yavaşlar. Bu nedenle ince tekstürlü toprakların su tutma kapasiteleri çok yüksek olduğu halde iletim kapasiteleri oldukça düşüktür. Çok fazla killi topraklarda su hareketi pratik olarak yok kabul edilir. Bu gibi topraklarda granülasyon, organik madde ilavesi veya diğer yollarla sağlanmadıkça drenaj yavaş ve etkisiz olur. Kaba bünyeli toprakların ise gözeneklerinin geniş olmasından dolayı geçirgenlikleri yüksektir.
Bu arada kapillar hareketi görelim ve infiltrasyona devam edelim.
Çapları çok küçük olan borulara kapillar boru denir. Sıvıların borular içerisinde yükselmesi veya alçalması ve bulunduğu seviyede dengede tutulmasına kapillarite denir.
Kapillarite sıvıların yüzey gerilimi ile sıvı-katı ayrım düzeyinde ortaya çıkar. Temas açısında çekim kuvveti (adhezyon) ortaya çıkar ve bu kuvvet sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvvetinden (kohezyon) daha fazla ise sıvı katı yüzey tarafından çekilir ve sıvı boruda yükselir.
TERLEYEN BORU (Sweating PIPE)


TER-PIPE TERLEYEN BORU SULAMA SİSTEMLERİ
GRANSAN KİMYA SAN. TİC. A.Ş. OLARAK 40 YILA YAKIN TECRÜBEMİZLE PVC GRANÜL VE PVC PROFİL SEKTÖRÜNDEN FAALİYET GÖSTERMEKTEYİZ.
ARAŞTIRMALARA GÖRE ÜLKEMİZDE SUYUMUZUN %73'ÜNÜ TARIMDA KULLANIYORUZ, TARIMSAL SULAMADA YAPILACAK %10'LUK BİR TASARRUF BİLE BÜTÜN İLLERİMİZİN İÇME SUYU İHTİYACINI
KARŞILAYACAKTIR. KÜRESEL ISINMA SORUNUYLA MÜCADELE ETMENİN EN ETKİN YOLU SUYU TASARRUFLU KULLANMAKTIR.
BU SEBEPLE GRANSAN KİMYA SANAYİ OLARAK TÜRKİYE'DE İLK DEFA VE SADECE FİRMAMIZIN KENDİ ÜRETİMİ OLAN TERPIPE TERLEYEN BORU SULAMA SİSTEMİNİ SİZ DEĞERLİ
MÜŞTERİLERİMİZİN HİZMETİNE SUNMAKTAN GURUR DUYARIZ.
TER-PIPE SİSTEMİ ÖZELLİKLERİ
- HEM TOPRAK ÜSTÜ HEMDE TOPRAK ALTINDA RAHATLIKLA KULLANILABİLİR.
MEVCUT SULAMA SİSTEMLERİ DAMLATICILI OLDUĞUNDAN KİREÇ VE HAVA ŞARTLARINDAN DOLAYI TIKANIR. TER PIPE TERLEYEN BORUDA DAMLATICI BULUNMAZ, TERLEYEREK SULAMA YAPAR. BU SEBEPLE TIKANMA SORUNU ORTADAN KALKMIŞTIR.
TER PIPE SİSTEMİNDE TASARRUF %100 DÜR. KULLANILAN SUYUN TEK BİR DAMLASI BİLE ZİYAN OLMAZ, DİĞER SULAMA SİSTEMLERİNE GÖRE VERİMİ %30 ORANINDA ARTIRIR.
DÜŞÜK BASIÇLA ÇALIŞTIĞI İÇİN (0.6-1 Bar) ENERJİ SARFİYATI AZDIR.
TOPRAK ALTINDA KULLANILDIĞINDA YÜZÜEYSEL AYRIK OTLARIN OLUŞUMUNU ENGELLER.
SULAMA İLE BİRLİKTE TOPRAĞIN HAVALANDIRILMASI, GÜBRELEME VE VİTAMİN BESLEMESİ İŞLEMLERİ AYNI HAT ÜZERİNDEN YAPILABİLİR, EKSTRA İŞLEM GEREKTİRMEZ.
TOPRAK ALTINA DÖŞENDİĞİ TAKTİRDE GÜNEŞ IŞIĞI, DON V.B. DOĞA OLAYLARINDAN ETKİLENMEZ, BUHARLAŞMA OLMAZ, TASARRUF SAĞLAR.
GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ YOKTUR, BAKIM GEREKTİRMEZ.
TER-PIPE SİSTEMİ KULLANIM ALANLARI
OTOYOL KENAR VE ORTA REFÜJLERİ
PARKLAR, BAHÇELER, YAYA BÖLGELERİ, PARK SAHALARI, YEŞİL ALAN BÖLGELERİ
MÜSTAKİL BAHÇELER
FUTBOL, GOLF V.B. SPOR SAHALARI
HER TÜRLÜ ÇİM ALANLAR
HER TÜRLÜ TARIMSAL FAALİYET ALANLARI
BALIK ÇİFTLİKLERİNİN HAVALANDIRMA İŞLEMİNDE SERALARTER-PIPE SİSTEMİ UYGULAMA BİLGİLERİ
- GEREKLİ BASINÇ: 0.1 - 1 BAR İDEAL BASINÇ: 0.6 BAR MAX. BASINÇ: 1 BAR.
Kayıpsız Hortum Uzunlukarı: 13MM. - 100 MT.
16MM. - 150 MT.
TOPRAK BİTKİ SU İLİŞKİSİ (DRENAJ)
Tarimsal üretimin artan nüfusun gereksinimlerini karsilayacak düzeyde arttirilmasi, tarim teknolojisinin gelistirilmesi ve yayginlastirilmasi önlemlerini gerektirmektedir.
Tarim arazilerinde birim alanda elde edilen üretimin düsüklügünde; ilkel teknoloji ve yetersiz girdi kullanimiyla birlikte yanlis toprak kullanimi sonucu ortaya çikan erozyon ile drenaj yetersizligi nedeniyle olusan çoraklasmada etkili olmaktadir.
Kisa bir tanim yapacak olursak; topraktaki fazla suyun uzaklastirilarak bitkilerin gelismesi için uygun toprak ortaminin yaratilmasi islemine drenaj denir. Havadar bir kök bölgesi ve tarimsal ugraslar için kuru bir üst toprak, kaynagi ne olursa olsun fazla suyun ortamdan uzaklastirilmasi ile saglanabilir.
Sulama sistemlerinin kurulmasi sonucu elde edilen yüksek verim artisi, ancak drenaj sistemlerinin iyi çalismasi durumunda uzun süre devam edebilmektedir.
Sulama-drenaj iliskileri çözümlenemeyen alanlarda karsilasilan yüksek taban suyu, tuzluluk ve çoraklasma ilerleyen yillar içinde verimi olumsuz etkilemektedir. Drenaj sorununu ortaya çikaran en büyük etmen taban suyudur. Taban suyu geçirimsiz tabaka ile toprak yüzeyi arasinda çesitli derinliliklerde bulunan, yagislar, yüzey akisi, denizler, göller ve göletlerden derine sizan, toprak altindaki basinçli artezyenik sulardan beslenerek ortaya çikan sudur. Bu su toprak altinda bitki kök bölgesine veya daha yukarisina çiktigi zaman drenaj problemi ortaya çikar.
Taban suyunun zararlarina bakacak olursak; topragin havasiz kalmasina bagli olarak bitki köklerinin çürümesi, rutubet fazlaliginda bitki hastaliklarinin artmasi, mahsül veriminin düsmesi, toprak yapisinin bozulmasi, arazinin süratle çoraklasmasi, arazi islenmesinin güçlesmesi gibi olumsuz etkilerini siralayabiliriz.
Sulu tarim alanlarinda drenajin belirtilerine de bakacak olursak;
- Arazi yüzeyinde tuz lekelerinin gözükmesi
- Çukur yerlerde biriken sularda sivrisinek üremesi
- Arazi yüzeyinde çukur bölgelerde su birikmesi
- Bitkilerde yaprak yanmasi ve kök çürüklügünün görülmesi
- Arazi yüzeyinde suyu seven bitkilerin artmasi
- Arazinin islak olmasi nedeniyle toprak isleme, ekim ve hasat islemlerinin gecikmesi
- Verimde düsüsün olmasi, köklerin derine inememesi
- Arazi üzerinde makinalarin çalismasi sonucu topragi sikistirarak topragin geçirgenligini azaltmasi seklinde siralayabiliriz. (*)
Degerli çiftçilerimiz; birim alandan daha nitelikli ve nicelikli üretim yeni ve ileri üretim teknolojilerinden yararlanilarak saglanabilir.
Bu anlamda drenajin toprak-su-hava oranini düzelterek topraktaki bakterilerin ve mikroorganizmalarin faaliyetini arttirmasi, diger arazilere göre toprak isisinin yaklasik 5.5 derece daha sicak olmasi , toprak yapisinin düzelmesiyle bitkilerin daha kolay gelisme olanagini bulmasi, birim alandaki verimin artmasi, arazide isleme kolayligi, tuz birikiminin önlenmesi gibi yararlarida saglayan üzerinde dikkatle durulmasi gereken çok önemli bir konudur.
Kaynak:(*) Türk- Alman Sulama Egitim Merkezi- Söke (ders notlari)
Tarim arazilerinde birim alanda elde edilen üretimin düsüklügünde; ilkel teknoloji ve yetersiz girdi kullanimiyla birlikte yanlis toprak kullanimi sonucu ortaya çikan erozyon ile drenaj yetersizligi nedeniyle olusan çoraklasmada etkili olmaktadir.
Kisa bir tanim yapacak olursak; topraktaki fazla suyun uzaklastirilarak bitkilerin gelismesi için uygun toprak ortaminin yaratilmasi islemine drenaj denir. Havadar bir kök bölgesi ve tarimsal ugraslar için kuru bir üst toprak, kaynagi ne olursa olsun fazla suyun ortamdan uzaklastirilmasi ile saglanabilir.
Sulama sistemlerinin kurulmasi sonucu elde edilen yüksek verim artisi, ancak drenaj sistemlerinin iyi çalismasi durumunda uzun süre devam edebilmektedir.
Sulama-drenaj iliskileri çözümlenemeyen alanlarda karsilasilan yüksek taban suyu, tuzluluk ve çoraklasma ilerleyen yillar içinde verimi olumsuz etkilemektedir. Drenaj sorununu ortaya çikaran en büyük etmen taban suyudur. Taban suyu geçirimsiz tabaka ile toprak yüzeyi arasinda çesitli derinliliklerde bulunan, yagislar, yüzey akisi, denizler, göller ve göletlerden derine sizan, toprak altindaki basinçli artezyenik sulardan beslenerek ortaya çikan sudur. Bu su toprak altinda bitki kök bölgesine veya daha yukarisina çiktigi zaman drenaj problemi ortaya çikar.
Taban suyunun zararlarina bakacak olursak; topragin havasiz kalmasina bagli olarak bitki köklerinin çürümesi, rutubet fazlaliginda bitki hastaliklarinin artmasi, mahsül veriminin düsmesi, toprak yapisinin bozulmasi, arazinin süratle çoraklasmasi, arazi islenmesinin güçlesmesi gibi olumsuz etkilerini siralayabiliriz.
Sulu tarim alanlarinda drenajin belirtilerine de bakacak olursak;
- Arazi yüzeyinde tuz lekelerinin gözükmesi
- Çukur yerlerde biriken sularda sivrisinek üremesi
- Arazi yüzeyinde çukur bölgelerde su birikmesi
- Bitkilerde yaprak yanmasi ve kök çürüklügünün görülmesi
- Arazi yüzeyinde suyu seven bitkilerin artmasi
- Arazinin islak olmasi nedeniyle toprak isleme, ekim ve hasat islemlerinin gecikmesi
- Verimde düsüsün olmasi, köklerin derine inememesi
- Arazi üzerinde makinalarin çalismasi sonucu topragi sikistirarak topragin geçirgenligini azaltmasi seklinde siralayabiliriz. (*)
Degerli çiftçilerimiz; birim alandan daha nitelikli ve nicelikli üretim yeni ve ileri üretim teknolojilerinden yararlanilarak saglanabilir.
Bu anlamda drenajin toprak-su-hava oranini düzelterek topraktaki bakterilerin ve mikroorganizmalarin faaliyetini arttirmasi, diger arazilere göre toprak isisinin yaklasik 5.5 derece daha sicak olmasi , toprak yapisinin düzelmesiyle bitkilerin daha kolay gelisme olanagini bulmasi, birim alandaki verimin artmasi, arazide isleme kolayligi, tuz birikiminin önlenmesi gibi yararlarida saglayan üzerinde dikkatle durulmasi gereken çok önemli bir konudur.
Kaynak:(*) Türk- Alman Sulama Egitim Merkezi- Söke (ders notlari)
TOPRAK ,BİTKİ, SU İLİŞKİLERİ NELERDİR
TOPRAK - BİTKİ - SU İLİŞKİLERİ
Çift Silindir înfiltrometre Ölçmeleri
Bitkiler topraktan yeteri kadar su alamadıklarında, toprak üstü aksamında yeni gelişmeleri durdurmakta ve gövdede su ile karbonhidratların kullanılmalarını en az düzeye indirerek kökün gelişmesine yardımcı olmaktadırlar. Toprakta su belirli bir düzeyin altına düştüğünde ise bitki faaliyetleri tamamen durmaktadır. Bunun yanında, iyi bir kök gelişimi için toprakta yeterli düzeyde havanın da bulunması gerekmektedir. Toprakta suyun fazla olduğu koşullarda, toprak zerreleri arasındaki boşluklar su ile dolduğundan hava miktarı azalmaktadır. Bu nedenle, bitki kök bölgesindeki su ve hava miktarının en iyi bitki gelişimini sağlayacak biçimde dengelenmesi, istenen düzeyde ürün elde edilmesi açısından oldukça önemlidir. Dolayısıyla, bitkisel üretimin arttırılması, toprak, bitki ve su arasındaki ilişkilerin bilinmesine bağlıdır
Toprak fazları: Toprak, arz kabuğunun fiziksel, kimyasal ve biyolojik parçalanmasından oluşan, geçirgen bir ortamdır. Katı (toprak taneleri) , sıvı (su) ve gaz (hava) fazlarından oluşmaktadır. Bu fazlar gösterilmiştir. Su ve hava, toprak taneleri arasındaki boşluklarda bulunmaktadır. Toprağın katı fazı ile boşluk hacmi arasındaki oran, toprak özelliklerine göre değişmektedir.
Toprak bünyesi: Toprağı oluşturan tanelerin büyüklük dağılımına toprak bünyesi denir. Toprak taneleri büyüklüğü, 0.00001 mm den başlayarak 2 mm ye kadar değişmektedir. Büyüklüğü 2 mm yi aşan tanelere çakıl adı verilir ve bunlar toprak tanesi olarak sınıflandırılmazlar. Büyüklüğü 0.002 mm den az toprak tanelerine kil, 0.002-0.05 mm arasındakilere şilt (mil) ve 0.05-2 mm arasındakilere ise kum adı verilmektedir.
Yapılan analizler sonucunda, toprak örneğindeki kum, şilt ve kil miktarları, toprak ağırlığının yüzdesi cinsinden ifade edilmekte ve bünye üçgeninde değerlendirilerek toprak bünye sınıfı belirlenmektedir. Toprağın katı fazını oluşturan kum, şilt ve kilin
Topraktaki katı, sıvı ve gaz fazları
% değerlerine bağlı olarak 12 toprak bünye sınıfı vardır. Kumlu topraklara hafif (kaba) bünyeli, killi topraklara ağır (ince) bünyeli ve siltli topraklara ise orta bünyeli toprak adı verilmektedir.
Hafif bünyeli toprakların hava ve su geçirgenlikleri yüksektir. Bu topraklar bitki köklerinin yayılması için uygun bir ortam oluştururlar. Ağır bünyeli toprakların hava ve su geçirgenlikleri oldukça düşüktür ve bu tip topraklarda bitki köklerinin yayılması oldukça güçtür. Organik madde miktarı, verimlilik potansiyeli ve su tutma kapasitesi değerleri, ağır bünyeli topraklarda yüksek, hafif bünyeli topraklarda ise düşüktür. Ayrıca, toprak işleme ağır bünyeli topraklarda güç, hafif bünyeli topraklarda daha kolaydır. Orta bünyeli topraklarda değinilen özellikler, ağır ve hafif bünyeli topraklardaki özellikler arasında kalmaktadır.
Toprak yapısı: Toprak tanelerinin dizilişi ve gruplar halinde kümeleşme biçimine toprak yapısı denilmektedir. Bunun yanında, doğal toprak kümelerine ped adı verilmektedir. Eğer toprak taneleri tümüyle ayrı ise (ped yoksa), taneli yada teksel yapı, eğer kümeleşme söz konusu ise (ped varsa), agregat şeklindeki (levhalı, prizma benzeri, blok benzeri, granüle, furda) yapı adını almaktadır. Agregat şeklindeki yapı özellikle ağır bünyeli topraklarda su ve hava geçirgenliğini arttırdığından istenen bir özelliktir.
Sulama uygulamalarında, sulama suyu uygulanacak toprak derinliği olarak etkili bitki kök derinliği yada etkili toprak derinliği dikkate alınmaktadır. Etkili bitki kök derinliği, bitkilerin normal gelişmeleri için gerekli olan suyun % 80 inin alındığı kök derinliği biçiminde tanımlanmaktadır. Etkili toprak derinliği ise, geçirimsiz tabaka yada taban suyuna kadar olan toprak derinliğidir. Sulama suyu uygulanacak toprak derinliği olarak genellikle etkili bitki kök derinliği alınmaktadır. Bunun yanında, taban suyu yada geçirimsiz tabakanın yakında olduğu yüzlek topraklarda etkili toprak derinliği, bitkinin normal gelişmesinde sağlayacağı etkili kök derinliğinden daha az olabilir. Bu koşulda, sulama suyu uygulanacak toprak derinliği olarak etkili toprak derinliği dikkate alınmaktadır.
Genel olarak, derin topraklarda yetiştirilen bitkiler ihtiyaç duydukları suyun önemli bir bölümünü kök bölgesinin üst kısımlarından alırlar. Bu nedenle, sulama uygulamalarında, tüm kök bölgesi yerine etkili kök derinliğindeki toprağın ıslatılması yeterli olmaktadır.
Bitki kök derinliği en yüksek değerine genellikle olgunlaşma döneminde ulaşmaktadır. Gelişmenin ilk dönemlerinde kök derinliğine bağlı olarak ıslatılacak toprak derinliği de azdır. Ancak, sulama sistemlerinde kapasite hesapları, en çok sulama suyuna ihtiyaç duyulan periyot için yapıldığından, hesaplarda olgunlaşma dönemindeki etkili bitki kök derinliği göz önüne alınmaktadır. Bazı kültür bitkileri için sulama uygulamalarında dikkate alınabilecek etkili kök derinliği değerleri Çizelge de verilmiştir.
Bazı Bahçe Bitkilerinin Olgunlaşma Dönemine ilişkin Etkili Kök Derinlikleri
Sulama uygulamalarında, toprakta belirli tansiyonlarda tutulan nem miktarlarının bilinmesi gerekmektedir. Başvuru niteliğindeki bu toprak nemi miktarlarına, toprak nemi sabiteleri adı verilmektedir. Sulama yönünden önemli toprak nemi sabiteleri; doyma noktası, tarla kapasitesi, solma noktası ve fırın kurudur.
Doyma noktası: Teorik olarak, toprak gözeneklerinin tamamen su ile dolu olduğu koşulda toprakta bulunan nem miktarına doyma noktası denir. Doyma noktasında toprak rutubet gerilimi O atm dir. Ancak, sulama uygulamalarında gözeneklerdeki havanın tamamen dışarı çıkması söz konusu değildir ve ender durumlarda gözenek hacminin % 85 - 90 ı su ile doldurulabilmektedir.
Bazı Bahçe Bitkilerinin Olgunlaşma Dönemine ilişkin Etkili Kök Derinlikleri
| Bitki cinsi | Etkili kök derinliği (cm) | Bitki cinsi | Etkili kök derinliği (cm) |
| Aspir | 90 | Keten | 90 |
| Ayçiçeği' " | 90 | Lahana | 45 |
| Bağ | 120 | Marul | 45 |
| Bezelye | 90 | Meyve ağaçları | 120 |
| Biber | 60 | Mısır | 90 |
| Çayır | 90 | Muz | 60 |
| Çilek | 60 | Pamuk | 90 |
| Domates | 90 | Patates | 60 |
| Enginar | 90 | Patlıcan | 60 |
| Fasulye | 60 | Soğan (taze) | 45 |
| Havuç | 60 | Sorgum | 90 |
| Hıyar | 60 | Soya | 90 |
| Hububat | 90 | Şeker pancarı | 90 |
| Ispanak | 60 | Turunçgiller | 120 |
| Kabak | 60 | Tütün | 90 |
| Karpuz | 90 | Yer fıstığı | 60 |
| Kavun | 90 | Yonca | 90 |
Toprak nemi sabiteleri:
derecede değişmemektedir. Bu nedenle solma noktası, toprak taneleri tarafından 15 atm de tutulan nem miktarı biçiminde de tanımlanmaktadır.
Toprak neminin tansiyometrelerle ölçülmesi:
Toprak Bünyesine göre Bazı Su Alma Hızı Değerleri:
| Toprak bünyesi |
| Su alma |
| hızı, ram/h |
| Kumlu |
| 25.0 |
| - 250.0 |
| Kumlu-tinli |
| 13.0 |
| - 76.0 |
| Tini ı |
| 8.0 |
| - 20.0 |
| Killi-Cinli |
| 2.5 |
| - 15.0 |
| Siltli-killi |
| 0.3 |
| 5.0 |
| Killi |
| 0.1 |
| 1.0 |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




