Sulama Projesi Çizim Aşamaları

                               BORU ÇAPLARININ HESAPLANMASI

SPRİNKLER BORU VE LATERAL HAT  ÇAPLARI NASIL HESAPLANIR

Her şeyden önce bilinmesi gereken, boru çaplarının hesaplanmasında prensip, hesabın sondan başa doğru yapıldığıdır. Yani ölçüsü belirlenecek ilk boru, hattın en sonundaki sprinki besleyen borudur. Bu borunun ölçüsü belirlendikten sonra hattın en sonundaki iki sprinki besleyen borunun çapı belirlenir ve bu işlem hattaki tüm sprinkleri besleyen boruya kadar, yani en başa kadar devam eder.

Hattın toplam sprink debisi hesaplanır, J=1,5 -2 m/sn hız baz alınarak aşağıdaki tablo 10′ dan  boru çapı tespit edilir

Boru imalatçıları boru çapına bağlı debi değişimini pratik olarak hesaplatan, içinde borudaki su hızı ve yük kaybı parametrelerini de içeren tablolar hazırlamışlardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus boru cinsi ve basınç sınıfına  göre tabloların değişiklik göstermesidir (değişik materyallerden ve farklı basınç sınıfında imal edilen boruların iç, dış çap ve sürtünme kayıpları farklıdır). Projeyi hazırlayan kişinin kullanacağı borunun cinsi ve basınç sınıfına göre hazırlanan tabloyu kullanırken gerekli dikkatli göstermelidir.
Örnek:
4 adet 3,5 bar basınçta 2,5 nozullu K-RAIN SUPERPRO Rotorun kullanılması gereken lateral boru çapı nedir?
K-RAIN SuperPro sprink performans tablosundan 2,5 nozul 3,5 bar basınçta  bir adet rotor debisi 0.73 m3/h bulunur. 4 adet rotor debisi: 4 x  0,73 m3/h = 2,92 m3/h bulunur
2,92m3/h =  2,92 m3/h  x 1000 (m3-lt dönüşüm) / 3600 (saat–sn dönüşüm) = 0,81 lt/sn
Boru kayıp cetvelinden    Q=0,8 lt/sn   V=1,5-2 m/sn aralığında  Boru dış çap (D)  = 32   (YPE)  olarak tespit edilir.
Pratik olarak boru dan geçen debi, borunun’nun inç olarak değerinin birbiriyle çarpımıdır. (bu değerin formülsel bir anlamı yoktur , yaklaşık değerdir )
ÖRNEK :
1″ den gecen debi  1 x 1 = 1 lt/sn
2″ den gecen debi  2 x 2 = 4 lt/sn
3″ den geçen debi  3 x 3 = 9 lt/sn
4″ den geçen debi  4 x 4 = 16 lt/sn
5″ den geçen debi  5 x 5 = 25 lt/sn  vs.



BORU ÇAPLARININ BELİRLENMESİ
Yukarıdaki örnek göz önüne alınarak boru kayıp cetvelinden debilere karşılık gelen boru çapları bulunur, ve proje üzerine yazılır.
bou-caplarini-hesaplama
Boru Çapları

SULAMA VANALARIN YERLEŞİMİ NASIL YAPILIR

Pratik Sulama Projesi Çizim Aşamaları 


VANALARA YÜZEYSEL BAKIŞ
Vanaları iki guruba ayırabiliriz.
  1. Manuel vanalar
  2. Otomatik vanalar (uzaktan kontrollü vanalar)
Solenoid Vana
SELENOİD VANA
PP Küresel Vana
PP Küresel Vana

MANUEL VANALAR
Sulama zamanı sistemi kendi inisiyatifinizle açıp kapatabileceğiniz vanalardır. Sürgülü vanalar, küresel vanalar, kelebek vanalar genellikle kullanılan tiplerdir. Kullanım kolaylığı ve sağlamlık açısından ülkemizde 3”’e kadar küresel, 3” den sonra ucuzluğu ve basitliği ve az yer kaplaması açısından kelebek vanalar kullanılmaktadır.
OTOMATİK VANALAR

Günümüzde manuel vanalardan daha çok tercih edilen uzaktan kontrollü otomatik vanalardır. Birçok tipi olmasına rağmen sulama sistemlerinde, SOLENOİD VANA olarak adlandırılan 24 V veya 9 V elektrikle

çalışan plastik elektrikli kontrol vanalar kullanılır.Bu vanalar genellikle sulama için özel olarak tasarlanmış pilli, yada kablolu cihazlar vasıtasıyla, otomatik olarak çalıştırılırlar.
Solenoid vanalar akış kontrollü ve kontrolsüz olarak iki tipte tasarlanmışlardır.fiyatsal bir kısıtlama yok ise akış kontrollü vanalar tercih edilmelidir. Bütün solenoid vanaları aynı zamanda elle kontrol etmek de mümkündür.
VANA MERKEZLERİ OLUŞTURMAK
Aşağıdaki yol sırayla izlenir
  1. Proje su kaynağı verdi değeri solenoid vana üretici firmasının vana çaplarına karşılık gelen debileri değeri ile kıyaslanarak o proje için uygun olan max çaplı vana tespit edilir.
  2. Genellikle peyzaj sulama projelerinde 1”-2”ölçü aralıklarında solenoid vanalar kullanılır. Daha büyük ölçülerde kullanılan vanalarda aynı anda sulanan arazi çapı çok fazla olacak dolayısı ile arazi güneşlenme süreleri çok dikkate alınmayacaktır.Ayrıca herhangi bir arızada sulanmayan alan çok büyük olacaktır.
  3. Solenoid vana çap secimi en büyük çaplı vanadan başlayarak en düşük çaplara doğru yapılır.
  4. Hesaplanan bölge sprink debisi, o proje için kullanımı düşünülen en büyük vana debisine bölünerek o bölgede kaç adet vana kullanılacağı tespit edilir.(Kesirli sayı bir üst sayıya yuvarlanır , artık debi değeri düşük çaplı başka bir vana ile takviye edilir)
  5. Vana sayılarını tespit ettiğimiz bölgelerin vanalarını mümkün olduğunca bir araya getirerek istasyon gurupları oluşturulur.
VANA ÇAPLARININ HESABI
Vana çaplarını belirlerken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.
  1. Vana seçimi üretici vana performans tablolarından yapılır.Tablodaki koyu bölge vanalar için tavsiye edilen çalışma arlığıdır.
  2. Vana ölçüsü, beslediği hattaki en büyük boru ölçüsüyle aynı ölçüde olmalı yada en fazla bir ölçü küçük olmalıdır
  3. Vana içerisindeki debi ana hattaki statik basıncın %10’ undan daha fazla bir basınç kaybı yaratmamalıdır
yuk kayip cetveli
Vana Basınç Kayıp Tablosu
Bir projeci genellikle basınç kayıplarını minimize etmeye çalışacaktır. Fakat bu amaçla eğer vana performans tablosunda belirtilmiş vana çalışma alanları dışında bir vana seçerse, sistem devreye alındığında vana çalışmayabilir. Otomatik vanalarda bir basınç kaybı mutlaka olmalıdır! Çünkü vanalar bu basınç farkını açılıp kapanmada kullanırlar.
vana merkezi
1,2 ve 3 Bölgeli Vana Merkezleri 
VANA MERKEZLERİNİN YERİNİ PLANLAMAK
Vana merkezlerinin yerinin planlanması önemlidir ve aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.
  1. Mümkün olduğunca yaya trafiğinden uzakta olmalıdır.
  2. Operasyon sırasında kolay ulaşılabilen özellikle sprink su huzmesinin operatörü ıslatmayacağı bir yerde olmalıdır.
  3. Ana hatta en yakın mesafede olmalıdır.
vana kutusu montaj
Vana kutusunun zemin üzerine montajı
vana montaj
Vana Grubu Oluşturma


VANA MERKEZLERİ OLUŞTURMA
Bölge debileri sondaj debilerinden büyük olmadığı için her bölge bir vana kullanılması uygundur. Vana çaplarını bölge sprink debilerine göre üretici tablosundan seçelim.
Örnek Proje Bölge Debileri ve Uygun Vana Çapları
(Sondaj Debisi: 10,8 m3/h)
BÖLGE DEBİ (m3/h) UYGUN VANA ÇAPI
1.Bölge 7,29 11/2”
2.Bölge 5,45 1″
3.Bölge 1″ 5,17
4.Bölge 1″ 2,33
5.Bölge 1″ 4,51
6.Bölge 11/2″ 9,13

TOPRAK NEM SABİTLERİ NEDİR

                Toprakta bulunan su miktarları toprağın içindeki tutulma durumlarına, tutulma miktarlarına ve toprak içindeki hareketlerine göre değerlendirilmiş ve buna toprak nem sabitleri denilmiştir. Toprak nem sabitleri olarak adlandırılan bu nem düzeyler şunlardır:
          1- Saturasyon (Doyma noktası),
          2- Tarla Kapasitesi,
          3- Devamlı Solma Noktası,
          4- Higroskopik su.

          1- Saturasyon Noktası : Bir toprağın gözeneklerinin tamamen su ile dolu olduğu anda toprakta bulunun
nem yüzdesidir. Doygunluk halinde toprak suyu sıfır tansiyondadır. Yani suyun toprak yüzeyine bağlanma
enerjisi sıfırdır. Toprağın tam doygun hale getirilmesi çok güçtür. Çünkü toprakta herzaman bir miktar
hapsedilmiş hava kalmaktadır.
          2- Tarla Kapasitesi : Toprağın yerçekimi kuvvetine karşı bünyesinde tutabildiği maksimum suya tarla
kapasitesi denir. Bir başka anlatımla yağış veya sulamadan sonra sızan suyun tamamen çekilip, aşağıya doğru
su hareketinin pratik olarak durduğu anda toprakta tutulan nem yüzdesidir. Tarla kapasitesi toprak suyunun
bitkiye yarayışlılığının üst sınırını teşkil eder. Tarla kapasitesinde sular büyük boşluklarda değil kapillar boşluklar
dediğimiz küçük boşluklarda tutulur. Daha teknik bir tabirle serbest drenaj koşullarında kapillar ve yer çekimi
kuvvetleri arasında bitki kök bölgesinde tutulan sudur.
          3- Devamlı Solma Noktası : bitkilerin topraktan su almalarında iki kuvvet karşı karşıyadır. Bunlardan
birincisi toprağın suyu çekme kuvveti, ikincisi bitki köklerinin emme veya ozmatik kuvvetidir. Eğer toprağın suyu
çekme kuvveti bitki köklerini emme kuvvetinden fazla olursa toprakta su bulunsa bile bitkiler bu sudan
yararlanamayarak solmaya başlar. Solmanın meydana geldiği anda sulama yapılırsa bitkiler solmadan
kurtulabilir. Ancak, sulama yapılmaz ise solma daha da ilerler. Bu durumda sulama yapılsa bile bitkiler eski
hallerine dönemezler. İşte bu devamlı solmanın görüldüğü anda toprakta tutulan nem miktarı o toprak için solma
noktasını ifade eder. Toprakların özelliklerine göre devamlı solma noktaları bazı tarla yöntemleri kullanılarak tayin
edildiği gibi labaratuvar şartlarında da tespit edilebilir.
         4- Higroskopik Su : higroskopik su, genel olarak kuru bir toprağın nispi nemi % 98 olan havadan absorbe
ettiği nem miktarı olarak tanımlanır. Higroskopik su esas olarak toprak danelerinin yüzeylerinde ince bir tabaka
şeklinde tutulan suyu ifade eder. Bitki yetiştiriciliği açısından bir önemi yoktur.
Toprak Suyunun Bitkiye Yarayışlılık Bakımından Sınıflandırılması :
Bitkiler toprakta bulunan her çeşit sudan yararlanamazlar. Bu açıdan incelendiğinde üç tip toprak suyu tefrik edilebilir.
         1- Yarayişsiz su,
         2- Yarayışlı su,
         3- Fazla su.

       Şekilde de görülüceği üzere solma noktasının altındaki su yarayışsız su olmaktadır. Bu suyu higroskopik su ve kapillar suyun daha kuvvetli tutulan kısmı oluşturur.
Devamlı solma noktası ile tarla kapasitesi arasındaki su yarayışlı su olmaktadır. Bitkiler bu sudan yararlanmaktadır. Bitkiler tarla kapasitesinin üzerindeki sudan da yararlanabilirler ancak, bu fazla su drenaj şartlarında süratle derinlere sızarak uzaklaşmaktadır. Bir toprağın yarayışlı su miktarı o toprağın yarayışlı nem kapasitesi olarak adlandırılır. Toprak suyunun bu tipleri toprak çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir.

TOPRAK SUYUNUN HAREKETİ

1- Doymuş Akış:
Doymuş toprakta gözeneklerin tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu su ile doludur. Bu durum taban suyu bölge sinde ve bazen ağır yağmurlardan ve sulamalardan sonra meydana gelebilir. Doymuş akışla da su yerçekiminin etkisiyle dikey olarak aşağıya veya eğiminin olduğu tarafa doğru olur ve tek yönlü bir akıştır. Bu hareket ancak tarla kapasitesine ulaşıncaya kadar devam eder. Tarla kapasitesinden sonra doymuş akış durur.
2- Doymamış Akış :
Toprak genellikle doymuş halde bulunmaz. Ama bu durumda da toprak içerisinde bulunan su da bir akış yani hareket söz konusudur. Toprak bitki su ilişkileri genellikle doymamış toprak şartlarında oluşmaktadır.
Biz bu ayrımı yaparken sanki bu akışların birbirinden bağımsızmış gibi bir durumun ortaya çıktığını farkediyoruz. Oysa toprakta suyun hareketi girifttir. Yani aynı anda hem doymuş akış hem de doymamış akış meydana gelebilir. Bir toprak katmanında dikey aşağıya doğru doymuş akış gerçekleşirken suya ihtiyaç olan yan bölgelerde veya komşu katmanlarda kapillar hareket neticesinde doymamış akışlar meydana gelebilir ki genellikle öyle olur. Bu anlamda toprak yüzeyinden itibaren suyun hareketini inceleyelim.
3- İnfiltrasyon :
Yağmur ve sulama sularının toprak yüzeyinden, toprak içine girişi infiltrasyon" , suyun toprak içinde aşağılara doğru hareketine "perkolasyon" olarak adlandırılır.
Toprak yüzeyinde bulunan suyun toprağa girişi ve profil boyunca aşağılara doğru hareketi iki kuvvetin etkisinde olmaktadır. Bu kuvvetler yer çekimi ve kapillar kuvvetlerdir. Suyun yüzeyden derinlere doğru hareketi sırasında büyük gözenekler yerçekiminin etkisiyle küçük gözenekler ise kapillarite yoluyla dolarlar. Toprakta suyun hareketli danelerin küçüklüğü oranında yavaşlar. Bu nedenle ince tekstürlü toprakların su tutma kapasiteleri çok yüksek olduğu halde iletim kapasiteleri oldukça düşüktür. Çok fazla killi topraklarda su hareketi pratik olarak yok kabul edilir. Bu gibi topraklarda granülasyon, organik madde ilavesi veya diğer yollarla sağlanmadıkça drenaj yavaş ve etkisiz olur. Kaba bünyeli toprakların ise gözeneklerinin geniş olmasından dolayı geçirgenlikleri yüksektir.
Bu arada kapillar hareketi görelim ve infiltrasyona devam edelim.
Çapları çok küçük olan borulara kapillar boru denir. Sıvıların borular içerisinde yükselmesi veya alçalması ve bulunduğu seviyede dengede tutulmasına kapillarite denir.
Kapillarite sıvıların yüzey gerilimi ile sıvı-katı ayrım düzeyinde ortaya çıkar. Temas açısında çekim kuvveti (adhezyon) ortaya çıkar ve bu kuvvet sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvvetinden (kohezyon) daha fazla ise sıvı katı yüzey tarafından çekilir ve sıvı boruda yükselir.

TERLEYEN BORU (Sweating PIPE)




















TER-PIPE TERLEYEN BORU SULAMA SİSTEMLERİ

GRANSAN KİMYA SAN. TİC. A.Ş. OLARAK 40 YILA YAKIN TECRÜBEMİZLE PVC GRANÜL VE PVC PROFİL SEKTÖRÜNDEN FAALİYET GÖSTERMEKTEYİZ.
ARAŞTIRMALARA GÖRE ÜLKEMİZDE SUYUMUZUN %73'ÜNÜ TARIMDA KULLANIYORUZ, TARIMSAL SULAMADA YAPILACAK %10'LUK BİR TASARRUF BİLE BÜTÜN İLLERİMİZİN İÇME SUYU İHTİYACINI
KARŞILAYACAKTIR. KÜRESEL ISINMA SORUNUYLA MÜCADELE ETMENİN EN ETKİN YOLU SUYU TASARRUFLU KULLANMAKTIR.
BU SEBEPLE GRANSAN KİMYA SANAYİ OLARAK TÜRKİYE'DE İLK DEFA VE SADECE FİRMAMIZIN KENDİ ÜRETİMİ OLAN TERPIPE TERLEYEN BORU SULAMA SİSTEMİNİ SİZ DEĞERLİ
MÜŞTERİLERİMİZİN HİZMETİNE SUNMAKTAN GURUR DUYARIZ.


TER-PIPE SİSTEMİ ÖZELLİKLERİ
    HEM TOPRAK ÜSTÜ HEMDE TOPRAK ALTINDA RAHATLIKLA KULLANILABİLİR.
    MEVCUT SULAMA SİSTEMLERİ DAMLATICILI OLDUĞUNDAN KİREÇ VE HAVA ŞARTLARINDAN DOLAYI TIKANIR. TER PIPE TERLEYEN BORUDA DAMLATICI BULUNMAZ, TERLEYEREK SULAMA YAPAR. BU SEBEPLE TIKANMA SORUNU ORTADAN KALKMIŞTIR.
    TER PIPE SİSTEMİNDE TASARRUF %100 DÜR. KULLANILAN SUYUN TEK BİR DAMLASI BİLE ZİYAN OLMAZ, DİĞER SULAMA SİSTEMLERİNE GÖRE VERİMİ %30 ORANINDA ARTIRIR.
    DÜŞÜK BASIÇLA ÇALIŞTIĞI İÇİN (0.6-1 Bar) ENERJİ SARFİYATI AZDIR.
    TOPRAK ALTINDA KULLANILDIĞINDA YÜZÜEYSEL AYRIK OTLARIN OLUŞUMUNU ENGELLER.
    SULAMA İLE BİRLİKTE TOPRAĞIN HAVALANDIRILMASI, GÜBRELEME VE VİTAMİN BESLEMESİ İŞLEMLERİ AYNI HAT ÜZERİNDEN YAPILABİLİR, EKSTRA İŞLEM GEREKTİRMEZ.
    TOPRAK ALTINA DÖŞENDİĞİ TAKTİRDE GÜNEŞ IŞIĞI, DON V.B. DOĞA OLAYLARINDAN ETKİLENMEZ, BUHARLAŞMA OLMAZ, TASARRUF SAĞLAR.
    GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ YOKTUR, BAKIM GEREKTİRMEZ.



TER-PIPE SİSTEMİ KULLANIM ALANLARI
    OTOYOL KENAR VE ORTA REFÜJLERİ
    PARKLAR, BAHÇELER, YAYA BÖLGELERİ, PARK SAHALARI, YEŞİL ALAN BÖLGELERİ
    MÜSTAKİL BAHÇELER
    FUTBOL, GOLF V.B. SPOR SAHALARI
    HER TÜRLÜ ÇİM ALANLAR
    HER TÜRLÜ TARIMSAL FAALİYET ALANLARI
    BALIK ÇİFTLİKLERİNİN HAVALANDIRMA İŞLEMİNDE SERALAR

TER-PIPE SİSTEMİ UYGULAMA BİLGİLERİ
    GEREKLİ BASINÇ: 0.1 - 1 BAR İDEAL BASINÇ: 0.6 BAR MAX. BASINÇ: 1 BAR.
Kayıpsız Hortum Uzunlukarı: 13MM. - 100 MT.
                                            16MM. - 150 MT.


Kaynak:http://www.terpipe.com
teşekkürler...

BİTKİ SU İLİŞKİLERİ

Bitkilerin gereksinim duydukları suyu büyük oranda kökleri, kısmen ise toprak üstü organları aracılığıyla aldıklarına daha önce değinilmişti, Bitkiler tarafından suyun ve su ile birlikte besin maddelerinin alınmasında Diffüzyon, Osmoz ve Turgor gibi üç temel olay rol oynamaktadır.

Potansiyel yönden yüksek enerjili bir ortamdan, düşük enerjili ortama doğru olan geçişe Diffüzyon denir. Diffüzyon sırasında yüksek basınçtan, alçak basınca doğru madde parçacıklarının gelişi güzel hareketleri sonucu net bir geçiş meydana gelir. Buradan anlaşılacağı üzere, diffüzyonu oluşturan asal olay, madde parçacıklarının kinetik hareketleridir. Diffüzyonun artmasında sıcaklığın büyük roîü vardır. .Çünkü, ortamda sıcaklık artıkça moleküllerin kinetik enerjisi artmak*tadır. Akış hızına moleküllerin yoğunluğu ve ağırlığı da etkilidir. Bu bakımdan gaz ve sıvı maddelerde diffüzyon, moleküller arasındaki bağın zayıf olması nedeniyle daha kolaylıkla meydana gelir. Buna karşın kati maddelerde diffüzyon yok dene*cek kadar azdır.

Diffüzyon basıncı, iki ortam arasındaki basınç farkıdır. Gazların diffüzyon basıncı yüksek olduğundan, genellikle hava basıncını ölçmeye yarayan baromet-relerdeki çalışma ilkeleri dikkate alınarak, hareket edilir ve diffüzyon ölçüm alet*leri yapılır. İçi cıva dolu bir kılcal boru, açık ucu ava dolu bir kaba batmlsa, boru*daki cıva ancak belli bîr düzeye kadar düşer, borudaki civanın tamamı boşalmaz. Borudaki civanın tamamen boşalmamasina, dış hava ağırlığının, kaptaki cıva yüzeyine yaptığı basınç etkilidir. Deniz seviyesinde cam borudaki civanın yüksek*liği 760 rnm'dir. Bu 1 atmosfer olarak ifade edilir ve bu birim diffüzyon basıncı*nın ölçülmesinde de kullanılır.

Enerji ilişkileri yönünden diffüzyon, sistemin her yanında bağımsız enerji dengesi kuruluncaya kadar, yüksek bağımsız enerjiye sahip noktalardan, düşük bağımsız enerjiye sahip noktalara geçerek olur. Bu durumun, bitki yaşamı
bakımından önemi büyüktür. Çünkü bitki çevresinde bulunan suyun ve suda eri*miş durumda bulunan besin maddelerinin bitki tarafından alınması, hücreden hücreye geçmesi, çoğu kez yukarıdaki kurallara bağlı olarak dîffüzyon yoluyla gerçekleşir. Su ve besin maddeleri (anyon veya katyon olarak) daha çok toprak altı organı olan kökler ve kısmen de olsa toprak üstü organları aracılığıyla alınır. Atmosferdeki su buharı, karbondioksit ve oksijenin bitki tarafından alınması ve verilmesinde, yapraklardaki gözenekler, topraktaki su ve içinde çözünmüş bulunan tuzların alınmasında ise kılcal kökler, dîffüzyon yoluyla bu olayı gerçekleştirir.

 

Copyright 2008 All Rights Reserved | SULAMA SİSTEMLERİ BİLGİ PORTALI - Otomatik Sulama Sistemleri ,Peyzaj Sulama sistemi

herşey google><sulama + sulama sistemleri + otomatik sulama sistemleri + damlama sulama sistemleri + yağmurlama sulama sistemi + manuel sulama + rain bird+sapanca