Bitki Su Tüketimi (evapotransprasyon)
Sulama sisteminin rasyonel bir şekilde planlanmasında bitki su tüketiminin bilinmesi esastır. Bu sayede sistemin kapasitesi hesaplanabilir ve sulama tesisinin işletilmesinde büyük kolaylıklar sağlanabilir.
Pek çok etkenin tek tek veya birlikte etkilerinin sonucunda ortaya çıkan bir olay olan bitki su tüketimi buharlaşma veya terleme diye iki temel olaydan oluşur.
Buharlaşma suyun topraktan, su yüzeylerinden ve bitki yapraklarının yüzeyinden ısı transferi aracılığı ile sıvı halden gaz haline dönüşerek atmosfere intikali olayıdır.
Terleme ise aslında buharlaşmanın değişik bir şeklidir. Ancak terleme olayında bitki kökleri ile alınan su yapraklar vasıtası ile atmosfere verilir. Terleme yüzeyinin büyük bir bölümünü yapraklar oluşturur. Bir bitkinin gelişme devresi boyunca topraktan köklere köklerden gövdeye ve gövde içerisinden de yapraklar aracılığı ile atmosfere doğru sürekli bir su hareketi vardır.
Kökler tarafından alınan suyun çok az bir kısmı bitkide alıkonur. Yapraklardan kaybolan su kökler tarafından alınan su miktarını aştığı zaman bitkide solma meydana gelir ve büyüme geriler. Bir bölgede terleme ve buharlaşmayla atmosfere verilen su ayrı ayrı tespit etmek güçtür. Bu nedenle her iki yolla meydana galan su kayıpları bir bütün olarak ele alınır ve bitki su tüketimi (evapotransprasyon) olarak tanımlanır.
Bitki Su Tüketimini Etki Eden Faktörler
Evapotransprasyon olayı aslında çok sayıda iklim elemanı ve bitkisel etmenin oluşturduğu karmaşık bir olaydır. Bu faktörlerin etkisi sabit olmayıp zaman ve muhite bağlı olarak farklılık gösterir. Söz konusu fonksiyonların en önemlileri şöyle özetlenebilir.
1- Sıcaklık ve Güneş Enerjisi: Bitkiden ve topraktan suyun buharlaşmasında gerekli enerji güneşten alınır.
Sıcaklık bitki gelişmesinde de rol oynayan önemli bir faktördür. 0-10 c arasında bitki su tüketiminin azaldığı, 10-14 c arasında birden arttığı ve 36 c de maksimum düzeye çıktığı görülmüştür.
2- Bitki Büyüme Devresi : Özellikle bitkinin yıllık gelişme devreleri su kullanım oranını önemli derecede
etkiler..
a) Çimlenme devresi,
b) Vejetatif büyümenin maksimum olduğu devre,
c) Bitkilerin olgunluğa eriştiği ve fizyolojik faaliyetlerin yavaşladığı devre.
3- Bitki Gelişme Süresi: Bitkilerin gelişme süresi fizyolojik faaliyetlerin devam ettiği süre olarak tanımlanır.
4- Güneşlenme Süresi : Gün uzunluğu fazla olan yerlerde su tüketimi daha fazla olur.
5- Rüzgar Hızı: Hava neminin artması ile evaporasyon hızı azalmaktadır. Nemli havanın rüzgarla taşınarak
yerine daha kuru havanın gelmesi terlemeyi ve buharlaşmayı arttırır.
HANGİ DURUMDA BİTKİ ÇİMLENMESİ OLMAZ
Çimlenmeyi etkileyen çevre koşulları uygun biçimde sağlanamazsa çimlenme gerçekleşemez.
Suyun tohum tarafından emilmesi çimlenme olayının ilk basamağını oluşturur. Suyun alınmasını etkileyen en önemli etmenler tohum ve kabuğunun özelliği ve tohumun çevresinde bulunan alınabilir suyun miktarıdır. Suyun alınma hızını sıcaklık da etkiler, yüksek sıcaklıkların etkisi hızın artması lehinedir. Uygun su miktarını sürekli olark sağlamak güçtür. Çünkü çimlenme, ortamın sıcaklık ve nem yönünden dalgalanmalara uğrayan üst yüzünde oluşur. Zorunlu olarak yüzlek ekilen küçük tohumlarda veya çimlenme hızının düşük olduğu durumlarda sorun daha büyüktür. Sulama sürekli yapılmamalı, ancak aşırı derecede olmamalıdır. Sulamalar genellikle sabahları yapılmalıdır.
Öğleyin ve yakıcı sıcaklarda, gün ortasındaki sulamalardan kaçınmalıdır. Öte yandan kötü bir drenajla birlikte aşırı bir sulama da çok zararlıdır, çünkü bu durum çimlenme ortamındaki havalanmayı azaltır ve çürümelere neden olur.
Suyun tohum tarafından emilmesi çimlenme olayının ilk basamağını oluşturur. Suyun alınmasını etkileyen en önemli etmenler tohum ve kabuğunun özelliği ve tohumun çevresinde bulunan alınabilir suyun miktarıdır. Suyun alınma hızını sıcaklık da etkiler, yüksek sıcaklıkların etkisi hızın artması lehinedir. Uygun su miktarını sürekli olark sağlamak güçtür. Çünkü çimlenme, ortamın sıcaklık ve nem yönünden dalgalanmalara uğrayan üst yüzünde oluşur. Zorunlu olarak yüzlek ekilen küçük tohumlarda veya çimlenme hızının düşük olduğu durumlarda sorun daha büyüktür. Sulama sürekli yapılmamalı, ancak aşırı derecede olmamalıdır. Sulamalar genellikle sabahları yapılmalıdır.
Öğleyin ve yakıcı sıcaklarda, gün ortasındaki sulamalardan kaçınmalıdır. Öte yandan kötü bir drenajla birlikte aşırı bir sulama da çok zararlıdır, çünkü bu durum çimlenme ortamındaki havalanmayı azaltır ve çürümelere neden olur.
DAMLA SULAMA NEDİR
Bilindiği gibi tarımsal üretimi artırıcı en önemli girdi sulamadır. Ancak çeşitli sulama yöntemlerinin uygulanması belli şartlara bağlıdır. Geleneksel yüzey sulama yöntemleri ancak tesviye edilmiş arazilerde uygulanabilir. Ayrıca suyun bol ve kalite olarak, sulamaya elverişli olması gerekmektedir.
Suyu kıt ve tuzlu olan bölgeler sulama yapmayacak mı? Bu bölgelerin iklimi ve arazisi ekonomik değeri yüksek bitkilerin yetiştirilmesine elverişli ise suyun sorunlu olması elbetteki engel değildir. Ekonomik değeri yüksek bitki, yüksek gelir sağlayacaktır. Bunu elde edebilmek için suyun sorunlarını ortadan kaldıran yeni bir sulama yöntemi geliştirilmiştir.
Dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bu yeni yöntemin adı damla sulamadır. Damla Sulama pahalı bir yöntemdir. Ancak az iş gücü gerektirdiği ve otomatik sulama yapmaya imkan verdiği için özellikle ilk yatırım masraflarının fazla olduğu seralarda ve ekonomik değeri yüksek olan bitkilerin yetiştirilmesinde uygulanmaktadır.
DAMLA SULAMA NEDİR
Sulama suyunun, filtre edilerek süzüldükten sonra, eriyebilir gübre ile veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar halinde verilmesine damla sulama denir. Suyun damlalar halinde verilebilmesi için şüphesiz ki basıncının düşük olması gerekir.
DAMLA SULAMA SİSTEMİ KISIMLARI NELERDİR
Damla sulama sisteminin kalbi Damlatıcılardır. Damlatıcılar plastikten yapılırlar ve Lateral adı verilen 12 ile 32 santimetre çapındaki boruların üzerine monte edilirler. Damlatıcılar suyu saatte birkaç litrelik bir Debi (miktar) ile toprağa damlatırlar.
Bir damla sulama sistemi, damlatıcıların dışında 4 kısımdan meydana gelir.
a) Kontrol Ünitesi
b) Ana Boru Hattı
c) Yan Ana Boru Hattı
d) Lateraller dir.
a) Kontrol Ünitesi: Suyun ve gübrenin süzüldüğü süzgeçler, basıncın kontrol edildiği basınç ölçerler (manometre), vanalar ve gübreleme tankından meydana gelir. Kontrol ünitesinde üç adet süzgeç vardır. Bunlardan birincisi kaba parçaların kendi ağırlıklarıyla çöktüğü Kaba Süzgeç (hidro-siklon), ikincisi ince parçaların süzüldüğü Kum- Çakıl Filtre ve üçüncüsü ise kum-çakıl filtreden geçen çok ince parçaların ve gübrenin erimeyen kısımlarının süzüldüğü Elek Süzgeçtir.
b) Ana Boru Hattı: Kontrol ünitesinden geçen su ana boru hattı ile yan ana borulara iletilir. Ana boru hattı P.V.C., polietilen, galvanizli çelik veya asbestli borulardan döşenebilir.
c) Yan Boru Hattı: Ana borudan suyu alıp, laterallere ileten boru hattıdır. Yan ana boru hattı bazı sistemlerde toprak yüzeyi üzerinden gider. Bu durumda yumuşak (polietilen) boru kullanılır. Bazı sistemlerde ise yan boru hattı toprak altından gider. Bu durumda da sert boru (P.V.C. veya galvaniz) kullanılır.
d) Lateral: Üzerinde damlatıcıların belli aralıklarla bağlandığı yumuşak (polietilen veya yumuşak P.V.C.) boru hattına lateral denir. Laterallerin toprak yüzeyinden gidenleri toprak altından gidenlerine göre daha çok kullanılmaktadır.
DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİN YARARLARI NELERDİR
- Damla sulama yönteminde su çok randımanlı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü bu yöntemde su damlaları yağmurlamada olduğu gibi havada hareket etmez ve bitkinin toprak üstü kısmı ıslatılmaz. Dolayısıyla ıslatılan alan dışındaki yaprak yüzeyinden buharlaşma ile su kaybı da olmayacağı için sistemde su kaybı en aza inmiş olur.
- Damla sulama yöntemi ile sulanan bitkilerden daha yüksek ve kaliteli ürün elde edilir. Ayrıca bitkinin ıslanması ve toprak yüzeyi ıslanması en az olması nedeniyle damla sulamasıyla bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmektedir.
- Bu yöntemde tuzlu sular sık aralıklarla toprağa verilmezse, toprak suyundaki tuz miktarı aşırı düzeye ulaşmaz ve bitkilerin tuzdan zarar görmesi önlenir.
- Damla sulama yöntemi ile yabancı ot mücadelesi de daha başarılı olmaktadır. Çünkü bu yöntemle sulanan arazilerde, sıralar arasındaki toprak sulanmayarak kuru kalacaktır. Dolayısıyla da bu kuru toprakta yabancı otlar iyi bir gelişme gösteremeyecektir. Bunun yanısıra toprağın yüzeyinin kuru kalması sayesinde toprak işleme, ilaçlama, toplama ve taşıma işleri sulama anında bile yapılabilmektedir.
- Damla sulaması, plastik örtüler altında yetiştirilen bitkiler için çok uygundur. Çünkü lateral borular plastik örtüler altına yerleştirilebilir. Aynı zamanda sistemin çalışması rüzgardan etkilenmez ve bu sistemle gübre sulama suyu ile beraber verilebilir.
- Bu yöntem eğimli arazilerde diğer sulama yöntemlerine göre su ve toprak kaybına yol açmaksızın daha başarılı ve kolay bir şekilde uygulanabilir.
DAMLA SULAMA YÖNTEMİNDE NE GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILIR
- Bu sistem tıkanmaya karşı çok hassastır. Çünkü su damlatıcıların küçük deliklerinden geçerken temiz olmaz ise içindeki kuru parçacıkları ve yosunlar vasıtasıyla damlatıcıları tıkayabilir. Tıkanan bir damlatıcının bulunması çok zor ve pahalı olduğu için bu yöntemde su süzgeçlerden geçirilip süzülmeden kullanılmamalıdır
- Sulamada kullanılan bütün sular, bir miktar erimiş durumda tuz içerirler. Bitkiler topraktan suyu aldıkça tuzun çoğu geride kalır. Sulama mevsiminde bu tuzların çoğu toprakta ıslak alanlar ile kuru alanlar arasında toplanır. Bu noktalarda biriken tuz hafif bir yağmur ile aşağıda köklerin sık bulunduğu yere doğru yıkanır ve bitkiler bu tuzdan zarar görür. Bu zararı en az düzeye indirmek için damla sulama sistemi yağışlı dönemlerde çalıştırılarak tuzların yıkanması sağlanabilir.
- Damla sulama yönteminde tüm toprak hacmi ıslatılmaz. Islatılacak toprak hacmi bitki köklerinin en iyi yararlanabileceği hacim olmalıdır. Aksi durumda bitkiler olumsuz yönde etkilenirler.
SONUÇ
Damla sulama; suyunun kıt (sınırlı), sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerimizde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında kullanılabilir.
Örneğin, ülkemizde seracılıkta, batı ve güney bölgelerimizde ekonomik yönden değerli bazı bitkilerin sulanmasında kullanılmakta ve uygulama alanı günden güne artmaktadır.
Suyu kıt ve tuzlu olan bölgeler sulama yapmayacak mı? Bu bölgelerin iklimi ve arazisi ekonomik değeri yüksek bitkilerin yetiştirilmesine elverişli ise suyun sorunlu olması elbetteki engel değildir. Ekonomik değeri yüksek bitki, yüksek gelir sağlayacaktır. Bunu elde edebilmek için suyun sorunlarını ortadan kaldıran yeni bir sulama yöntemi geliştirilmiştir.
Dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bu yeni yöntemin adı damla sulamadır. Damla Sulama pahalı bir yöntemdir. Ancak az iş gücü gerektirdiği ve otomatik sulama yapmaya imkan verdiği için özellikle ilk yatırım masraflarının fazla olduğu seralarda ve ekonomik değeri yüksek olan bitkilerin yetiştirilmesinde uygulanmaktadır.
DAMLA SULAMA NEDİR
Sulama suyunun, filtre edilerek süzüldükten sonra, eriyebilir gübre ile veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar halinde verilmesine damla sulama denir. Suyun damlalar halinde verilebilmesi için şüphesiz ki basıncının düşük olması gerekir.
DAMLA SULAMA SİSTEMİ KISIMLARI NELERDİR
Damla sulama sisteminin kalbi Damlatıcılardır. Damlatıcılar plastikten yapılırlar ve Lateral adı verilen 12 ile 32 santimetre çapındaki boruların üzerine monte edilirler. Damlatıcılar suyu saatte birkaç litrelik bir Debi (miktar) ile toprağa damlatırlar.
Bir damla sulama sistemi, damlatıcıların dışında 4 kısımdan meydana gelir.
a) Kontrol Ünitesi
b) Ana Boru Hattı
c) Yan Ana Boru Hattı
d) Lateraller dir.
a) Kontrol Ünitesi: Suyun ve gübrenin süzüldüğü süzgeçler, basıncın kontrol edildiği basınç ölçerler (manometre), vanalar ve gübreleme tankından meydana gelir. Kontrol ünitesinde üç adet süzgeç vardır. Bunlardan birincisi kaba parçaların kendi ağırlıklarıyla çöktüğü Kaba Süzgeç (hidro-siklon), ikincisi ince parçaların süzüldüğü Kum- Çakıl Filtre ve üçüncüsü ise kum-çakıl filtreden geçen çok ince parçaların ve gübrenin erimeyen kısımlarının süzüldüğü Elek Süzgeçtir.
b) Ana Boru Hattı: Kontrol ünitesinden geçen su ana boru hattı ile yan ana borulara iletilir. Ana boru hattı P.V.C., polietilen, galvanizli çelik veya asbestli borulardan döşenebilir.
c) Yan Boru Hattı: Ana borudan suyu alıp, laterallere ileten boru hattıdır. Yan ana boru hattı bazı sistemlerde toprak yüzeyi üzerinden gider. Bu durumda yumuşak (polietilen) boru kullanılır. Bazı sistemlerde ise yan boru hattı toprak altından gider. Bu durumda da sert boru (P.V.C. veya galvaniz) kullanılır.
d) Lateral: Üzerinde damlatıcıların belli aralıklarla bağlandığı yumuşak (polietilen veya yumuşak P.V.C.) boru hattına lateral denir. Laterallerin toprak yüzeyinden gidenleri toprak altından gidenlerine göre daha çok kullanılmaktadır.
DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİN YARARLARI NELERDİR
- Damla sulama yönteminde su çok randımanlı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü bu yöntemde su damlaları yağmurlamada olduğu gibi havada hareket etmez ve bitkinin toprak üstü kısmı ıslatılmaz. Dolayısıyla ıslatılan alan dışındaki yaprak yüzeyinden buharlaşma ile su kaybı da olmayacağı için sistemde su kaybı en aza inmiş olur.
- Damla sulama yöntemi ile sulanan bitkilerden daha yüksek ve kaliteli ürün elde edilir. Ayrıca bitkinin ıslanması ve toprak yüzeyi ıslanması en az olması nedeniyle damla sulamasıyla bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmektedir.
- Bu yöntemde tuzlu sular sık aralıklarla toprağa verilmezse, toprak suyundaki tuz miktarı aşırı düzeye ulaşmaz ve bitkilerin tuzdan zarar görmesi önlenir.
- Damla sulama yöntemi ile yabancı ot mücadelesi de daha başarılı olmaktadır. Çünkü bu yöntemle sulanan arazilerde, sıralar arasındaki toprak sulanmayarak kuru kalacaktır. Dolayısıyla da bu kuru toprakta yabancı otlar iyi bir gelişme gösteremeyecektir. Bunun yanısıra toprağın yüzeyinin kuru kalması sayesinde toprak işleme, ilaçlama, toplama ve taşıma işleri sulama anında bile yapılabilmektedir.
- Damla sulaması, plastik örtüler altında yetiştirilen bitkiler için çok uygundur. Çünkü lateral borular plastik örtüler altına yerleştirilebilir. Aynı zamanda sistemin çalışması rüzgardan etkilenmez ve bu sistemle gübre sulama suyu ile beraber verilebilir.
- Bu yöntem eğimli arazilerde diğer sulama yöntemlerine göre su ve toprak kaybına yol açmaksızın daha başarılı ve kolay bir şekilde uygulanabilir.
DAMLA SULAMA YÖNTEMİNDE NE GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILIR
- Bu sistem tıkanmaya karşı çok hassastır. Çünkü su damlatıcıların küçük deliklerinden geçerken temiz olmaz ise içindeki kuru parçacıkları ve yosunlar vasıtasıyla damlatıcıları tıkayabilir. Tıkanan bir damlatıcının bulunması çok zor ve pahalı olduğu için bu yöntemde su süzgeçlerden geçirilip süzülmeden kullanılmamalıdır
- Sulamada kullanılan bütün sular, bir miktar erimiş durumda tuz içerirler. Bitkiler topraktan suyu aldıkça tuzun çoğu geride kalır. Sulama mevsiminde bu tuzların çoğu toprakta ıslak alanlar ile kuru alanlar arasında toplanır. Bu noktalarda biriken tuz hafif bir yağmur ile aşağıda köklerin sık bulunduğu yere doğru yıkanır ve bitkiler bu tuzdan zarar görür. Bu zararı en az düzeye indirmek için damla sulama sistemi yağışlı dönemlerde çalıştırılarak tuzların yıkanması sağlanabilir.
- Damla sulama yönteminde tüm toprak hacmi ıslatılmaz. Islatılacak toprak hacmi bitki köklerinin en iyi yararlanabileceği hacim olmalıdır. Aksi durumda bitkiler olumsuz yönde etkilenirler.
SONUÇ
Damla sulama; suyunun kıt (sınırlı), sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerimizde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında kullanılabilir.
Örneğin, ülkemizde seracılıkta, batı ve güney bölgelerimizde ekonomik yönden değerli bazı bitkilerin sulanmasında kullanılmakta ve uygulama alanı günden güne artmaktadır.
OTOMATİK SULAMA NEDİR
| Raın Bırd Rotor |
Bahçenizde sulama hortumuna ihtiyaç duyulmadan zahmetsiz olan,çim ve bitkilerinizin ihtiyacı olan suyun otomatik kontrollü olarak sağladığı elektriksel devre ile komplike mekanik sistemlerdir. Bahçenizde bulunan çim ve bitkilerinizin su ihtiyacına bağlı olarak seçilip, özel yöntemlerle yaklaşık 25 cm derinlikte toprak içerisine gizli uygulanabilen bu ürünler otomatik olarak toprak içerisinden rotor ve sprınglerin gerekli sulama noktalarından çıkarak sulama işlemini gerçekleştiren,yağmurlu günlerde sensörü sayesinde gereksiz sulamayı keserek erteleme imkanına sahip özel tasarlanmış,bitkisel peyzaj otomatik sulama sistemidir.
Bu sayede siz bahçenizde toprak üzerinde sulama işlemi sırasında hortum ve diğer parçalarını göremezsiniz.sulama sisteminizi profesyonel bir uygulayıcısına yaptırdığınız takdirde soğuk kış günlerinde buzlanmaya karşı hiç bir tedbir almanıza gerek kalmayacaktır.
Bu sayede siz bahçenizde toprak üzerinde sulama işlemi sırasında hortum ve diğer parçalarını göremezsiniz.sulama sisteminizi profesyonel bir uygulayıcısına yaptırdığınız takdirde soğuk kış günlerinde buzlanmaya karşı hiç bir tedbir almanıza gerek kalmayacaktır.
OTOMATİK SULAMA MALZEMELERİ
![]() | |
| Kontrol üniteleri |
![]() | |||
| Selenoid vana montaj uygulaması |
Otomatik bahçe sulama sistemleri için üretilen piyasada değişik markalarda olan raın bırd,hunter,nelson,garden firmalarına ait kontrol cihazları vardır.Bu malzemeler iç ünite ve dış ünite olarak ayrılırlar, Elektronik malzemeler elektrikli(24volt ac) ve pilli (9volt) olmak üzere iki çeşiti vardır. Ayrıca geniş peyzaj alanlarında decoder ve satellite sistemleri sulama sistemi otomasyonunda kullanılmaktadır.Elektrikli otomasyon sistemlerinde, kontrol cihazı sahadaki solenoid vanalara bir kablo yardımı ile mevcut olan istasyonlara hükmeder ve sistem 24 volt ac akımla çalışır. Pilli sulama otomasyonu ise elektriğin olmadığı durumlarda kullanılır.
Pilli sistemlerde kablo kullanılmaz yada az miktarda kısa metreler halinde kullanılır. Pilli sulamada (9 volt) otomasyonunun uygulaması kolaydır fakat işleyişi uygulaması zordur.
Yağmurlu günlerde sulama sisteminin çalışmasına gerek yoktur. Böyle günlerde sulama sisteminin kapatılması genelde unutulur veya kullanıcı evde olmadığı için kapatacak kimse bulunmaz. Sulama sistemlerinde fazla su gideri veya sistemi destekleyen pompa biriminin gereksiz elektrik harcamamasının önüne geçmenin bir yolu da yağmur sensörü yada nem sensörü gibi elektronik devreler kullanmaktır. Bu sensörlerin yağmurun belli bir yağış oranına ulaşması durumunda sulama programını devre dışı bırakarak sistemin boş yere çalışmasını önleyerek harcama maliyetini düşürür.
RAİN BİRD HAKKINDA
0
yorum
Etiketler:
hunter,
hunter hakkında,
k-raın,
nelson,
otomasyon sulama nedir,
peyzaj,
raın bırd kurulumu,
raın bırd montaj,
rain bird,
rotor,
sprey,
spring,
zaman rolesi
| Raın Bırd |
1933 yilinda özel tesebbüsle kurulmustur, 4000'in üzerinde ürün çesidi, 130'un üzerinde de patenti vardir. Ilk Rain Bird patenti, 1935 yilinda alindi ve bu darbeli sprinkler yeniden dizayn edildiginden 1990 yili tarihi bir dönüm noktasi oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




